ABD'de milyonlar Trump'a karşı sokaklara indi

ABD genelinde milyonlarca kişi Trump yönetiminin iç ve dış politikalarına karşı ''Krallara Hayır'' (No Kings) protestoları kapsamında sokaklara inerek tepki gösterdi. Tepki koyanlar arasında Robert De Niro, Jane Fonda Joan Baez gibi ünlü isimler de yer aldı.

Reklam
Reklam

ABD genelinde milyonlarca kişi, “Krallara Hayır (No Kings)” adı verilen protestolar kapsamında sokaklara çıkarak, Başkan Donald Trump yönetiminin politikalarına tepki gösterdi. Trump yönetiminin politikalarına yönelik tepkilerini ortaya koyanlar arasında Robert De Niro, Jane Fonda, Joan Baez, Bruce Springsteen gibi isimler de yer aldı.

“Kral Yok” protestosunda Donald Trump’a sert sözlerle yüklenen Robert De Niro, Trump’ı “gördüğü en tehlikeli başkan” olarak nitelendirdi ve hükümetin bile Trump karşısında korktuğunu savundu. Ünlü oyuncu, “Kimse hayır diyemiyor” ifadelerini kullanarak Trump’ın derhal görevden alınması gerektiğini söyledi.

ABD'nin başkenti Washington'da Kennedy Merkezi önünde, ünlü oyuncu Jane Fonda, ünlü şarkıcı Joan Baez ve şarkıcı-söz yazarı Maggie Rogers, 'Özgürlüğümüz İçin Birleşmiş Sanatçılar' etkinliğinde binlerce kişinin önünde performans sergiledi. Oyuncu Billy Porter ve şair Rupi Kaur da sahnede konuşma yaptı.

"Biz sevginin tarafını seçiyoruz"
Jane Fonda, ICE polisi tarafından öldürülen ABD vatandaşı Renee Good'un eşi Becca Good'un yaptığı açıklamayı okudu. Good açıklamasında, "Dünya artık eşimin güneş gibi parıldadığını ve eşsiz bir iyilikle ışıldadığını biliyor. İnanılmaz bir insanı kaybettik. Bu durum insanları durup düşünmeye, nefes almaya ve taraf seçmeye zorladı. Biz sevginin tarafını seçiyoruz" dedi.

Minnesota'nın St. Paul kentinde düzenlenen mitinge Trump karşıtı söylemleriyle son dönemde gündemde olan şarkıcı Bruce Springsteen de katıldı. Springsteen, ABD vatandaşları Alex Pretti ve Renee Good'un ICE polisi tarafından öldürülmesinin ardından yazdığı 'Streets of Minneapolis' şarkısını seslendirdi.

"Bu gerici kabus kabul edilemez"
Rock müzisyeni, "Geçtiğimiz kış, federal birlikler Minneapolis sokaklarına ölüm ve terör getirdi. Ama yanlış şehri seçtiler. Minneapolis, Minnesota halkının gücü ve dayanışması tüm ülkeye ilham kaynağı oldu. Gücünüz ve kararlılığınız bize bunun hâlâ Amerika olduğunu ve bu gerici kabusun, Amerikan şehirlerine yapılan bu işgallerin kabul edilemez olduğunu gösterdi" diye konuştu.

Geçtiğimiz yıl haziran ve ekim aylarında düzenlenen gösterilerin ardından bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen protestolarda, ülke genelinde geniş katılım dikkat çekti. Başkent Washington D.C. başta olmak üzere Los Angeles, New York ve Chicago gibi büyük şehirlerde meydanlar doldu.

Bu yılki gösterilerde, ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a yönelik askeri hamleleri protestoların ana gündemlerinden biri oldu. NoKings platformunun verilerine göre, 50 eyalette 3 bin 100’ü aşkın noktada düzenlenen eylemlere katılım için 9 milyondan fazla kişi kayıt yaptırdı.

Minnesota protestoların odağı oldu
Bu yılki eylemlerin merkezi Minnesota olarak öne çıktı. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerinin protestolar sırasında iki ABD vatandaşının ölümüne neden olduğu iddiaları, eyaletteki tepkileri büyüttü.

St. Paul kentinde düzenlenen miting çevrim içi olarak yayımlanırken, etkinlikte Bruce Springsteen, Jane Fonda ve Ilhan Omar gibi isimlerin yer alması dikkat çekti.

Başkentte sabah saatlerinde toplanan göstericiler, “DC’ye Yürüyüş” kapsamında Memorial Köprüsü’nden Washington Anıtı’na yürüdü. Protestocular, özellikle şubat ayı sonrasında İran’a yönelik saldırıları sert şekilde eleştirdi.

New York'te yürüyüş Times Meydanı'na uzandı
New York’ta protestolar öğleden sonra Central Park ve Columbus Circle’da başladı. “Krallara hayır”, “Savaşı durdurun” ve “Trump gitmeli” yazılı pankartlar taşıyan kalabalık, 7. Cadde üzerinden Times Square’e yürüdü. Polis ekipleri gösteriler boyunca geniş güvenlik önlemleri aldı.

Göstericilerden sert eleştiriler
Protestocular, yönetimi demokrasiye zarar vermekle suçladı. Göstericiler, ABD’nin dış politikadaki adımlarının uluslararası denetime açık olması gerektiğini vurgularken, İran’a yönelik saldırıları “hukuka ve insanlığa aykırı” olarak nitelendirdi.

Bazı katılımcılar ise savaş politikalarının ekonomik çıkarlarla bağlantılı olduğunu savunarak, mevcut düzenin değişmesi gerektiğini dile getirdi.

Beyaz Saray'dan tepki
Beyaz Saray ise protestoları, geniş halk desteği bulunmayan “sol eğilimli çevrelerin organizasyonu” olarak değerlendirdi. Sözcü Abigail Jackson, gösterileri “organize bir tepki ağı” olarak nitelendirdi.

“Krallara Hayır” protestoları yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı. Fransa, İngiltere, Japonya ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede de benzer gösteriler düzenlendi. İlk kez 15 Haziran 2025’te, Trump’ın doğum gününde organize edilen protestoların devamı niteliğindeki eylemler, organizatörlere göre her seferinde artan katılımla büyümeye devam ediyor.

Kaynak: Karar