Ahtapotlardan ilham alınan kamuflaj teknolojisi

Bilim adamları, ahtapot ve mürekkep balıklarında bulunan kromatoforların, çevrelerinde kamufle olmalarını ve anında kaybolmalarını sağlıyor, yapay bir versiyonunu geliştirdiler.

Reklam
Reklam

Bilim insanları ahtapot ve mürekkep balıkları gibi deniz canlılarının etraflarındaki renk ve desenlere uyum sağlayarak bir anda gözden kaybolmasını mümkün kılan hücrelerin yapay versiyonunu geliştirdi. Pensilvanya Üniversitesi'nden araştırmacılar bunun robotik ve mimarinin yanı sıra kriptografi ve optik gibi alanlarda da yeni kamuflaj uygulamalarının önünü açabileceğini düşünüyor.

Araştırmacılar, ahtapot ve mürekkep balıklarında bulunan kromatoforları dış uyaranlara tepki olarak hücre içindeki yansıtıcı katmanların şişirilmesine ve geri çekilmesine olanak tanıyan özel hücreler olarak açıklıyor. Yumuşakçalar alemine dahil bu hayvanlar bu şekilde kamufle olabiliyor ve saldırgan ya da çiftleşmeye hazır olduklarına dair mesaj verebiliyor.



Nature Materials adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni çalışmaya göre mühendisler, yapay kromatoforlar geliştirmek için sıvı kristallerin bulunduğu polimer ağdan oluşan ince ve esnek zarlardan yararlandı. Komut verildiğinde yapay kromatoforlar renklerini bir anda yakın kızılötesinden görünür ışığa ve ultraviyole ışığa döndürebiliyor. Çalışmada zarların ızgara şeklinde düzenlenmiş, her biri belirli basınçlara dayanabilen küçük oyuklara yerleştirildiği belirtildi. Bu oyuklar şiştiğinde zarı gererek kalınlığı azaltıyor ve dışarıdan görünen rengi değiştiriyor.

Benzer mekanizmalar kullanarak renk değiştiren malzemelerin kırmızıdan maviye geçmesi için bugüne kadar şekillerinin %75 oranında bozulması gerekiyordu. Fakat yeni zarlar, görünür spektrumdaki herhangi bir renge dönüşebilmek için hafif bir dokunuştaki kadar basınca gerek duyuyor. Bilim insanları bu mekanizmadan yararlanan daha eski tasarımların ekran veya pencere gibi sabit boyutlu nesnelerde kullanılmasının imkansız olduğunu ama yapay kromatoforların şekil değiştirme oranının %20'den az olması sayesinde bunların LCD ekranlardaki pikseller gibi bir araya getirilebileceğini düşünüyor.



Araştırmanın baş yazarı Shu Yang yaptığı açıklamada, "Bazı hayvanların yapısal renklerini nasıl geliştirdiğini inceleyince bir televizyon ekranındaki pikseller gibi davranan esnek hücrelere sahip olduklarını ve bizim de benzer bir yaklaşım benimsememizin ihtimaller dahilinde olduğunu fark ettik." dedi. Bilim insanlarına göre bu teknoloji kelebek kanatları ve tavus kuşu tüyleri için pigmentlerden ya da boya bazlı renklerden daha pırıltılı bir yanardönerlik sağlayan olguya dayanıyor.

Işığın yüzeydeki mikroskobik unsurlarla etkileşime girmesiyle ortaya çıkan yapısal renk olgusu, çalışmada sıvı kristallerin kullanılmasıyla yeniden yaratıldı. Ekrandaki oyukların şişmesi yakındaki zarı geriyor. Bu, zarın içindeki sıvı kristalin yoğunluğunu azaltarak bakan kişiye yansıyan ışığın dalga boyunu değiştiriyor.

Kaynak: Independent Türkçe