Alman fizikçi: "Bilgi, maddenin beşinci halidir"
Portsmouth Üniversitesi'nden Alman fizikçi Melvin Vopson; bilginin de maddenin bir diğer hali olduğunu, dijital ve genetik verilerin de bir kütlesi olduğunu, hesaplanırsa artan bilgi üretiminin dünyanın ağırlığını da artırdığını ve bu verilerden yola çıkarak bir simülasyonda yaşıyor olabileceğimizi söylüyor.
Yeni bir araştırmaya göre bir bilim insanı, bu sözde "simülasyon hipotezinin" kanıtlarının, DNA'mızdaki genetik bilgi veya bilgisayarlarda depolanan dijital bilgi gibi verileri yöneten yasalarda gizlenmiş olabileceğini öne sürdü. Araştırmanın sonuçları, farklı bilgi sistemlerinin zaman içinde, neredeyse bir bilgisayarın verilerini sıkıştırma ve optimize etme biçimine benzer şekilde aynı minimizasyon sürecinden geçtiğini gösteriyor; ki bu da, evrenin bir simülasyon olduğu fikrini destekleyebilecek bir bulgu.
Portsmouth Üniversitesi'nde fizik doçenti olan Melvin Vopson, bilginin nicelenmesi, sıkıştırılması, depolanması ve iletilmesine odaklanan matematiksel bir alan olan "bilgi teorisi" konusunda uzman. Vopson daha önce bilginin, katılar, sıvılar, gazlar ve plazmaların yanı sıra, tespit edilemeyen fiziksel kütleye sahip beşinci bir madde hali olabileceğini öne sürmüştü. 2022 yılında, Vopson ve Central Lancashire Üniversitesi'nden fizikçi olan meslektaşı Serban Lepadatu, "İnfodinamiğin İkinci Yasası" adı verilen yeni bir fizik yasasını ortaya attılar. Bu isim, bir sistemin düzensizliğinin ölçüsü olan entropi kavramına dayanan, fizikteki önemli bir kural olan "Termodinamiğin İkinci Yasası"nı temel alır. Termodinamiğin İkinci Yasası, evrenin entropisinin zaman içinde ya sabit kaldığını ya da arttığını ancak hiçbir zaman azalmadığını söyler. Vopson ve Lepadatu şaşırtıcı bir şekilde bilgi dinamiğinin ikinci yasasının klasik entropi anlayışının tam tersini gösterdiğini keşfetti: "Bilgi sistemlerindeki entropi ya sabit kalır ya da zamanla azalır.".
Vopson, bilgi dinamiğinin ikinci yasasını; dijital veriler, genetik veriler, atom fiziği, matematiksel simetriler ve kozmoloji dahil olmak üzere çok çeşitli bilgi sistemlerine uygulayarak bu keşfin üzerine inşa etti. Vopson'un hakemli dergi AIP Physics'de yayımlanan yeni bir araştırmasına göre, sonuçlar "simüle edilmiş evren hipotezini destekleyen bilimsel kanıtlar" sağlıyor. Vopson bir e-mailinde şunları söylüyor: "Bu muhtemel yeni fizik yasasını anlatan ilk defa 2022'de yayımlanan ilk çalışma, yalnızca yarı-fenomenolojik çalışmalardan, daha kesin olarak da iki sistemden elde edilmişti: dijital veri depolama sistemleri ve genetik bilgi depolama (RNA). 2022'deki temel motivasyonum, Bilgi Teorisi yaklaşımından yola çıkarak genetik mutasyonları öngören bir algoritma bulmaktı. Bu, genetik mutasyonların, nükleotid sayısı sabit kalsa bile bilgi entropisinin sürekli azalacağı şekilde gerçekleştiğini ilk kez gözlemlediğim zamandı. Bu çok büyük bir keşifti çünkü genetik mutasyonların rastgele süreçler olmadığını ortaya koyarak Darwin'in Evrim Teorisi'ne meydan okuyordu. Bu, bu keşfin arka planı ve 'bilgi dinamiğinin ikinci yasası'nın nasıl doğduğudur.”.
Başka bir deyişle, termodinamik entropi giderek daha fazla kaotik sistem yaratırken, bilgi entropisi aslında optimizasyon adına zamanla bilgiyi "sıkıştırmaya" veya "azaltmaya" yöneliyor. Örneğin doğal dünyada bu kadar çok simetri görmemizin nedeni bu olabilir; bu simetrik modeller bilgiyi en aza indirmenin ve optimize etmenin bir yoludur. Vopson, "Sadece iki sistemin araştırıldığı ve bu araştırmalardan birinin teorik hesaplamaya dayalı olduğu göz önüne alındığında, bunun yeni bir evrensel fizik yasası olduğunu söylemek 2022'de abartı olurdu. Dolayısıyla, bu yeni makalenin amacı, bu yeni fizik yasasının uygulanabilirlik aralığını genişletmekti... Başka bir deyişle, onu mümkün olduğunca çeşitli diğer sistemlerde deneyerek kontrol etmekti." diyor. Bu amaçla Vopson, infodinamik yasasını bir dizi bilgi sistemine uyguladı. Dijital bilginin bu yasaya uyduğunu, daha sonra oda sıcaklığında zaman içinde yinelemeler yoluyla dönen nano ölçekli bir manyetik ince film yapısına ikili olarak "INFORMATION" kelimesini yazarak gösterdi. Bilgi dinamiğinin ikinci yasasının öngördüğü gibi veriler birkaç yüz döngüden sonra bozulmaya başladı ve 1990. döngüden sonra silindi.
Vopson ayrıca Covid-19'a neden olan SARS-Cov-2 virüsünün genetik kodunu da inceledi ve viral varyantlarının bilgi entropisinin, genetik mutasyonlara maruz kaldıkça azaldığı sonucuna vardı. Daha sonra yasayı atom fiziğine uyguladı ve elektronların bir atom etrafındaki konumlarına yerleşme şeklinin zamanla bu atomun içindeki bilgi entropisini de en aza indirdiği sonucuna vardı. Son olarak Vopson, infodinamiğin evrenin termodinamik entropisine ilişkin açık soruları ve evrenimizdeki simetrilerin yaygınlığını nasıl açıklayabileceğini ana hatlarıyla belirterek kozmolojiye yöneldi. Vopson, "Bilgi dinamiğinin ikinci yasasının bu kadar çok ve birbirinden çok çeşitli sistemler için uygulanabilir/geçerli olması gerçekten dikkat çekici ve evrenselliğe yönelik çıkarımlar oldukça tutarlı." dedi. "Kanıt mevcut ve kanıta ihtiyaç yok. Ancak sadece bu çalışmaya dayanarak bir simülasyonda yaşadığımızı kesin olarak söylemek yeterli değil. Bunu son makalemde ve yeni yayınlanan kitabımda da açıkça belirtiyorum: Reality Reloaded: The Scientific Case for a Simulated Universe. Umudum bu çalışmanın daha fazla araştırmayı teşvik etmesi ve çok akıllı bilim adamlarının bunu kanıtlamak veya çürütmek için yeni yollar bulmasıdır." dedi Vopson.
Vopson, hipotezinin, madde parçacıklarının normal maddenin zıt yükünü taşıyan nadir olan antimaddeye çarptırılmasıyla deneysel olarak test edilebileceğini de öne sürdü. Bu sürecin, etkileşimdeki bilgi içeriğinin silinmesiyle üretilen düşük enerjili fotonlar ortaya çıkarabileceğini ve böylece bilgi dinamiği yasalarının çalıştığını gösterebileceğini öne sürdü. Vopson, "Deney henüz gerçekleştirilmedi ancak başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiş olsaydı, tek başına simüle edilmiş bir yapıda olduğumuzu kesin olarak doğrulamazdı. Bu sadece benim bu hipotezi destekleyecektir. Ancak ikinci yasa, onaylanmış bir deney ve bazı yeni araştırmalar bunu bilimsel standartlara dayalı olarak kabul edilme eşiğine getirecektir. Evrenin bir simülasyon olup olmadığına bakılmaksızın bilgi dinamiğinin ikinci yasasının geçerli olduğunu kabul etmek önemli. Yaşadığımız dünyanın simülasyon olması, bu yeni yasanın mümkün bir sonucu." dedi.
Simüle edilmiş bir evrene dair bu ipuçları umut verici olsa da, hepimizin ayrıntılı yinelenen bir programdaki sanal yapılar olup olmadığımızı anlamak çok daha fazla disiplinlerarası araştırma ve karmaşık deneyler gerektirecektir. O zamana kadar Vopson, simülasyon hipotezinin, Elon Musk ve Neil deGrasse Tyson gibi tanınmış kişilerin yanı sıra toplumun her kesiminden diğer kişilerin de ilgisini çektiğini ve bunun geniş bir çekiciliğe sahip olduğunu gösterdiğini belirtti. Vopson sözlerini şöyle tamamladı: "Ayrıca bunu inanılmaz ayrıntılarla tasvir eden bir dizi çok güçlü bilim kurgu filmimiz var. Son olarak halktan aldığım çok sayıda e-postadan alıntı yapmak istiyorum. Bana e-posta gönderme ve destek verme dürtüsü duyan insanlar, aynı şeyi çeşitli yollarla da sonuçlandırmış oluyorlar."
Kaynak: Vice News