Madenci baba kurtulmuştu fakat oğlu kurtulamadı

Amasra'da meydana gelen grizu patlamasının benzeri 1992 yılında da gerçekleşmişti. O tarihte madende çalışan İsmail Öner kazadan kurtulmuştu; fakat 14 Ekim'de meydana gelen patlamads oğlu Öner Yıldız hayatını kaybetti.

Reklam
Reklam

Amasra'da 14 Ekim günü meydana gelen maden ocağındaki patlamada yaşamını yitiren 41 işçiden, 13 yıllık madenci, 2 çocuk babası Öner Yıldız’ın cenazesi, önceki gün memleketi Karabük'ün Safranbolu ilçesi Konarı köyünde toprağa verildi.

 O MADENDE 20 YIL ÇALIŞTIM 

Amasra'da maden ocağında 1992 yılında yaşanan grizu kazasından sağ kurtulan baba İsmail Yıldız, faciayı televizyon izlerken öğrendiğini söyledi. Arkadaşlarının arayıp oğlunu sorduğunu belirten Yıldız, "Arkadaşları bizi aradı. Ben görüşmeye başladıktan sonra arkadaşları bana Öner'i sordu. Ben de "4 vardiyasına gidecekti." dedim. Ben de apar topar evden çıktım, baca ağzına gittim. Orada çok araştırdım. Kimisi "çıktı" dedi, kimisi "hastanede" dedi. Ben zaten 2003 yılında aynı madenden emekli oldum. Ben o madende 20 yıl çalıştım. Benim zamanımda da grizu faciası oldu. Olay 1992 yılında 00:00- 08:00 vardiyasında yaşandı. 5 arkadaşımız grizu patladığı için hayatını kaybetmişti. Ben de ocaktaydım ama bizim bölümde o kadar şiddetli bir patlama yaşanmadı. Kömür üretiminin yapıldığı yerde çalışan arkadaşlarımız hayatını kaybetti. 1992 yılında eksi 300 kotunda patlama oluyor, ben de artı 100 kotundaydım; fakat hiçbir patlama sesini duymadım." dedi.

ÖNER'İ GÖREMEYİNCE UMUT BESLEDİK

Oğlunu göremeyince umutlandıklarını ifade eden Yıldız, "30 yıl önce ben yaşadım, şimdi oğlum yaşadı ama gitti. Bu acı çok zor durum. Önceki gün yaşanan kazada, ben kuyu başına gidince madende çıkan arkadaşlarına ve diğer madencilere oğlumu sorduğumda "İsmail Abi sen bilirsin, sen eski madencisin." dediler bana. "Eyvah!" dedim. Ne olduğunu anladım ama çocuklarıma dahi söyleyemedim. Anladım her şeyi ama iş işten geçmişti, yapacak hiçbir şey yoktu. Ama Öner'i görmeyince bir umut besledik. "Bir boşlukta kaldıysa!" dedim. "Bazen bunlar oluyor; ama yine de bu iş tamam." dedim. Bizimkiler son 14 kişinin içindeydi. Oğlum köyünü çok severdi. Biz de Karabük Safranbolu Konarı köyüne defnettik. Ölen madencilerimize rahmet, yaralı arkadaşlarımıza acil şifalar dilerim." ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gazete Duvar