Depremzedelere konteynerleri boşaltma tebligatı

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen ve İzmir Bayraklı'daki konteyner kente yerleştirilen depremzedelere, konteynerlerini boşaltmaları için 30 Eylül tarihine kadar süre verildi. Ancak depremzedeler, gidecekleri bir yerleri olmadığını belirterek yetkililerden yardım talebinde bulundu.

Reklam
Reklam

Kahramanmaraş merkezli depremlerin etkilediği ve daha sonra İzmir Bayraklı'daki geçici konteyner konutlara yerleştirilen depremzedelere, 30 Eylül itibarıyla konteynerlerini boşaltmaları için resmi bir bildiri gönderildi. Deprezedelere 12 aylık bir süre verilmiş olmasına rağmen, çıkacakları bir yerleri olmadığını iddia eden vatandaşlar, yetkililerden yardım talebinde bulundu.

Kahramanmaraş’ta meydana gelen büyük felaketin ardından alandaki boş konteynerlerin bölgeye taşınması kararıyla tedirginlik yaşayan depremzedeler bu kez de tebligat şoku yaşadı. Geçici konaklama merkezinde bulunan toplam 207 konteynerin 176’sında 482 kişi konaklarken, bunlardan konut hakkı sahibi olan 10 aile dışındakilere tebligat gönderilerek konteynerleri boşaltmaları istendi.

Kiracı olup evsiz kalan ve konteynerlerde yaşamlarını sürdüren depremzedeler, kendilerine gönderilen tebligatları protesto etti. Konteyner kent önünde bir araya gelen depremzedeler, “Kiracılar depremzede değil mi?”, “Barınma hakkı istiyoruz”, ve “TOKİ istiyoruz” yazılı dövizler taşıdı. “ÇEVİK KUVVETLE ATILACAĞIZ” Geçici konaklama merkezi önünde düzenlenen eylemde depremzedeler adına konuşan Meryem Tülin Yumlu, “Geçtiğimiz pazartesi günü 1 hafta müddet verilerek buradan çıkmamız istenen kağıtlar sunuldu. Bu bir tebligat değil, üzerinde valinin imzası yok. Öncelikle yalnız yaşayan kadınlar çıkarılmaya çalışılıyor. Bu insan haklarına aykırı bir davranıştır. Bizim yalnız yaşama hakkımız yok mu? Bunu kabul etmiyoruz. Salı günü çevik kuvvetle bizim buradan atılacağımız söyleniyor. Ben çıkamayacağım çünkü o şartlara sahip değilim. Benim elime resmi bir tebligat gelmedi. Ben buraya kucak açılarak kabul edildim, neden çevik kuvvetle atılıyorum? Şimdi neden depremzede değilim? Devletin polisi neden beni kapının önüne atsın. Çok ağırıma gitti. TOKİ talebinde bulunduk. Emine Erdoğan buraya ilk geldiğinde, buradan direkt TOKİ’ye gideceksiniz demişti. Kira öder gibi biz de ödeyelim dedik. Deprem öncesinde 1000 liraya kiralık ev bulabilirken, şimdi 10 bin lira… Biz bunu verecek güce sahip değiliz. Ağır hasarlılara dağıtıldıktan sonra geriye kalan TOKİ’lerden hak talep ediyoruz. Van depremzedeleri bile hala konteynerde oturuyor ve atılmıyor. Biz niye atılıyoruz? 11 ilde gerçekleşen depreme elbette çok üzüldük. Biz onlarla aynı ortamda kalıp yaralarını sarabilirdik. Biz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, bizim de haklarımız var. Okula giden çocukların durumu ne olacak, okul değiştirmek istemiyorlar. Biz mağdur olmak istemiyoruz.” dedi.




Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından farklı zamanlarda İzmir'e getirilen ve Bayraklı'daki AFAD Geçici Konaklama Merkezi'nde yerleştirilen depremzedeler, merkez önünde toplanarak dövizlerle açıklama yaptılar. Geçen hafta kendilerine konteyner kentten ayrılmaları için süre verildiğini ancak bu kararı şok bir şekilde aldıklarını belirten Semra Şaraldı, "Şu anda konteyner kentteyiz, ancak bize bir hafta önce çıkarılacağımızı söylediler. İnanın şok olduk. Nereye gideceğimizi bilemediğimiz için yeniden buradayız. Madem çıkarılacaktık, niye bize böyle bir seçenek sunuldu? Şu anda devlet büyüklerinden, sayın valimizden, sayın yetkililerden yardım talep ediyoruz." dedi.

Hatay'dan İzmir'e gelen Adnan Dünyagüzeli ise, "Çok mağduruz. Hiçbir yerimiz yok. Devletimizden sığınma talep ediyoruz. Barınma talep ediyoruz. Bize 12 aylık bir süre verildi, ancak şu an 7-8 ayda kendi başımızın çaresine bakmamız gerektiği söyleniyor. Gelirimiz yok. Hepimiz burada mağdur durumdayız. Bu insanların gidecek bir yeri yok. Verilen 3 bin liralık kira yardımıyla burada ev tutulamaz. Bu şekilde yaşanamaz. Tek dileğimiz barınma istiyoruz." diye konuştu.

Malatya'dan gelen ve ailesiyle birlikte 15 Mart'ta İzmir'deki konteyner kente yerleşen Orhan Balık da, "Böyle aceleyle dışarı atılacağımız söylenmedi bize. Bu nedenle sadece biz değil, buradaki İzmirli kardeşlerimiz de mağdurdur. Hiç kimse buraya kalıcı olarak gelmek için gelmedi. Biz burada kalalım demiyoruz, ama sosyal devlet bize bakmalıdır. Barınma sorunumuzu çözmelidir. Fazla bir şey talep etmiyoruz. Biz konteynerlerde kalıyoruz, saray talep etmiyoruz." şeklinde konuştu.

Balık, iş bulamadığını da belirterek, "Ben buraya keyfi olarak gelmedim, zorla buraya yerleştirildim. Devlet depremden sonra bizi buraya aldı. Kapılarını açtılar, teşekkür ederiz. Ancak şu anda bizi buradan çıkarmaları, evsiz ve işsiz bırakmaları ne devlet onuruna ne de milletimizin kültürüne uygun. Biz Suriyeli vatandaşlarımıza bile kapılarımızı açmış bir milletiz. Kimseyi ayırmadan, mağdur olan herkese yardım etmişken bugün kendi vatandaşlarımız, yani depremzedeler olarak bu durumda olmak gerçekten vahim ve acınası bir durumdur. Ben de memleketimde olmayı isterim. İşim gücüm olsun isterim. Mecburiyetten buraya geldim. İstediğimiz fazla bir şey değil. Burada verilen konteynerleri kullanıyoruz. Saray talep etmiyoruz." dedi.

Engelli ve konteyner kentte oğluyla birlikte yaşayan Ayhan Çetik ise, "Ben 2020 depremzedesiyim, engelliyim. Tek isteğimiz, bize barınacak bir yer sağlanmasıdır. Çünkü hiçbir gelirimiz yok. Ben oğlumla ve köpeğimle yaşıyorum. Herkes beni tanıyor. Biz burada mağdur olanlarız. Evi olan gitsin, ayıklansın. Biz sadece geliri olmayan ve nereye gideceklerini bilmeyen insanlarız." şeklinde konuştu.

Depremzedelere gönderilen tebligatta şu ifadeler yer aldı: "Sayın Konteyner Sakini, 30 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen İzmir depreminden sonra kurulan Bayraklı Geçici Konaklama Merkezi 30.09.2023 tarihinde kapanacaktır. Bu nedenle konteynerinizi 30.09.2023 tarihi itibariyle demirbaş eşyalarınızla birlikte teslim ederek çıkış işlemlerinizi yapmanız gerekmektedir. Konteynerinizi süresi içinde tahliye etmemeniz durumunda tahliye işlemleri yönetim birimince gerçekleştirilecektir. Bu belge tarafınıza tebliğ edilmiştir."

Kaynak: Karar