DEVA lideri Ali Babacan: "YÖK'ü kapatacağız"

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, yükseköğretimde aşırı merkeziyetçiliğe son vermek için Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) kapatacaklarını söyledi. Babacan, üniversite sınav sistemini değiştirerek süreci daha stressiz hale getireceklerini söyledi.

Reklam
Reklam

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, bir otelde düzenlenen toplantıda partisinin "Yükseköğretim Eylem Planı"nı açıkladı. Babacan, yükseköğretimde aşırı merkeziyetçiliğe son vereceklerini, bunun ilk adımı olarak da Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) kapatacaklarını söyledi. Babacan, üniversite sınav sistemini de değiştirerek sınavları yılda birkaç defa yapmak suretiyle sınav stresini azaltacaklarını söyledi.

Ali Babacan, şu ana kadar aralarında tarım ve afet başlıklarının yer aldığı 6 eylem planı açıkladıklarını belirterek, Yükseköğretim Eylem Planı ile üniversite sistemine çok köklü yenilikler getirmeye hazırlandıklarını ifade etti. Üniversiteleri özgürleştireceklerini, akademik özgürlükleri sonuna kadar genişleten ve eleştirel düşüncenin önünü açan bir yaklaşımla hareket edeceklerini vurgulayan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yükseköğretimde aşırı merkeziyetçiliğe son vereceğiz. Bunun da ilk adımı olarak YÖK'ü kapatacağız. Bu, sadece DEVA Partisi'nin iddiası değil, altılı masada hep beraber imza altına aldığımız parlamenter sistem anayasa değişikliği maddelerinin içinde yer alan bir husustur.

Cumhurbaşkanının üniversitelere kafasına estiği gibi rektör atamasını engelleyeceğiz. Bu sorunu kökünden çözeceğiz. 'Bunun siyasi görüşü nedir, bu bize yakın mıdır?' Böyle bir şey yok. Rektör seçimlerini, mütevelli heyetlerine bırakacağız. Ayrıca rektörleri de performans denetimine tabi tutacağız."

Bilimin üzerindeki baskıyı kıracaklarını öne süren Babacan, sözlerine şöyle devam etti:

"Son yıllarda üniversite kapılarında kolluğun cübbeleri ezdiği, kapılara kelepçe vurulduğu çirkin görüntülerle karşılaştık. Başta Boğaziçi ve Ankara üniversiteleri olmak üzere tüm köklü eğitim kurumlarımız çok yıprandı. Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye'nin gözbebeği kurumlarından birisi. Devletin işi üniversiteyle, öğrenciyle, akademisyenle kavga etmek değildir."

Babacan, akademisyenlerin ifade özgürlüğünün ve siyaset yapmalarının önündeki engelleri kaldıracaklarını, AR-GE teşviklerine ulaşmalarını kolaylaştıracaklarını anlattı. Yükseköğretim ile kalkınma hedefleri arasındaki kopukluğun giderilmesini, ülke açısından stratejik bir mesele olarak ele aldıklarını ifade eden Babacan, eğitim alanında yapacakları atılımın, Türkiye'yi orta gelir tuzağından çıkarmak için elzem olduğunu vurguladı.

Üniversiteye giriş sınav sistemini değiştireceklerini, esnek ve stressiz hale getireceklerini vurgulayan Babacan, bu sistemde "çoklu sınav, açık uçlu sorular, öğretmen notu, yetenek ve öğrenci başarısı" gibi kriterlerin belirleyici olacağını aktardı. Babacan, üniversite sınavlarını yılda birkaç defa yaparak, sınav stresini azaltacaklarını kaydetti.

Devlet yurtlarının sayısını artıracaklarını, bağış yolu ve yatırım bütçesiyle üniversite içinde yurt yapılmasını kolaylaştıracaklarını aktaran Babacan, yeni üniversite modelinin en temel hedefinin genç işsizliğiyle mücadele etmek olacağını dile getirdi. Babacan, eylül ayında 3-18 yaş arası çocukları ilgilendiren kapsamlı bir eylem planı hazırlayacaklarını bildirdi.

Kaynak: Habertürk