Gazeteci Alican Uludağ hakkında tahliye kararı
"Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla 3 aydır tutuklu olan Gazeteci Alican Uludağ hakkında tahliye kararı verildi.
Gazeteci Alican Uludağ hakkında "cumhurbaşkanına alenen hakaret" dahil farklı suçlamalarla yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye kararı çıktı. Uludağ 3 aydır tutuklu bulunuyordu.
Gazeteci Uludağ, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülen dava kapsamında 21 Mayıs'ta ilk kez hakim karşısına çıktı. Uludağ, duruşmaya İstanbul Silivri'deki Marmara 9 No'lu Cezaevi'nden SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) aracılığıyla bağlandı.
20 Şubat'ta tutuklanan Uludağ hakkında, "cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamalarıyla iddianame hazırlanmıştı. Uludağ, savunmasına "Bugün ekranla kendimi savunmak zorunda bırakıldım. Bu adil savunma hakkımın ihlalidir." sözleriyle başladı.
Davaya konu olan sosyal medya paylaşımlarında "yargı ile siyaset arasındaki bağı" eleştirdiğini söyleyen Uludağ, "Bağımsız gazeteci olarak gerçekleri yazmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya çalıştım. Çok kez tehdit edildim ama vicdanım rahat uyudum. Asla pişman olunacak bir gazetecililik yapmadım. Anayasada güvence altına alınan basın ve ifade özgürlüğünün engellenmemesi gerekir." dedi ve sözlerini "Suç işlemedim, gazetecilik yaptım. Hakaret etmedim, suç işlemedim, hakkımda beraat talep ediyorum." şeklinde sürdürdü.
Uludağ hakkında, "üzerine atılı suçlamaları zincirleme şekilde işlediği" iddiasıyla 19 yıl 4 ay 15 güne kadar hapis cezası talep ediliyordu. Uludağ, 27 Nisan'da kaleme aldığı mektupta, tutuklanma sürecinin hukuka aykırı olduğunu savundu.
İstanbul'daki mahkemenin yetkisizlik kararıyla bu durumun ortaya konduğunu belirten Uludağ, dosyanın Ankara'ya gönderilmesine rağmen kendisinin İstanbul'daki Silivri Cezaevi'nde tutulmaya devam edildiğini söyledi. Uludağ, 26 Şubat'tan bu yana tek kişilik hücrede kaldığını ve Ankara'ya sevk edilmek için yaptığı başvurulara yanıt alamadığını ifade etti.
Duruşmaya SEGBİS yoluyla katılmasına karar verilmesini de eleştiren Uludağ, "Mahkeme huzurunda savunma yapmam engelleniyor. Bu gizlilik neden?" dedi. Tutukluluğun devamına gerekçe olarak "kaçma şüphesi" gösterilmesine de tepki gösteren Uludağ, "Ben Ankara'ya dönmek isterken, kaçma şüphesi öne sürülüyor. Böyle bir gerekçe olamaz." ifadelerini kullandı. Uludağ ayrıca, "Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur? Bu uygulamaya son verilmeli!" dedi.
Soruşturma başlangıçta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüştü. Ancak mahkeme, Uludağ'ın ikametgahının Ankara olması nedeniyle "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı Ankara'ya göndermişti.
Kaynak: BBC Türkçe