Hattat Hasan Çelebi hayatını kaybetti

Hattatların Reisi olarak kabul gören Hattat Ustası Hasan Çelebi 88 yaşında hayatını kaybetti. 2010 yılında "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edilen Çelebi, kamuoyuna yansıtılmayan bir rahatsızlığından ötürü bir süredir tedavi görüyordu.

Reklam
Reklam

Hasan Çelebi, bir süredir rahatsızlığı nedeniyle Koşuyolu İstanbul Medipol Hastanesi'nde tedavi görüyordu. Son olarak Büyük Çamlıca Camii ile Malezya'daki Sri Sendayan Camii'nin hatlarını kaleme alan Çelebi'nin vefatını, eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından duyurdu.   "Önce mısır koçanlarına yazdım" Hasan Çelebi, son röportajlarından birisinde şu sözleri söylemişti: - “Hattat” sadece güzel yazı yazan insana mı denir? -"Bir sürü hat var; telefon hattı, demir yolu hattı… Ama makiniste hattat denmiyor tabii… Hattat güzel yazı yazan kişinin adıdır ama hattat “Ahlak-ı Hamidiye”yi üzerinde toplayan, güzellikler neşreden biridir."
- “Ahlak-ı Hamidiye” dediğiniz güzelliğin kaynağı hat sanatı mı? "Her Müslüman’ın sahip olması gereken bir şey bu. Şefkat ve merhamet gibi ne kadar güzellik varsa Müslümanlarda bulunması lazım. Hat hocasının vazifesi güzel yazı öğretirken ahlak kaidelerini de anlatmak. Şimdi kaç tanesi buna uyar, o ayrı..."
- Sizin hat sanatına başladığınız yıllarda nasıl bir hoca talebe münasebeti vardı? "Aslında bizim başladığımız zamanda neredeyse hat sanatı yoktu. Bırakın halkı, entelektüel kişilerden bile “Bu modası geçmiş şeyle niçin uğraşıyorsunuz?” diyen çok oldu. Eski hoca talebe münasebeti de koptu."
- Böyle bir zamanda bu yükün altına niçin girdiniz? "Aslında içimde olan bir heves beni bu yola sevk etti. Hiçbir zaman hat sanatı üzerinden ikbal beklemedim. Sadece güzel yazı yazmak istedim. Erzurum’un bir köyünde doğmuştum. Köy camiindeki eski yazılar beni hatta heveslendirdi. Şimdi düşünüyorum da hat sanatı sayılmayacak şeylerdi onlar. Mısır koçanlarının içine, mermi çekirdeklerinden çıkardığım kurşunlarla gördüklerimi yazardım."   Hasan Çelebi portresi Erzurum'un Oltu ilçesine bağlı İnci köyünde 1937 yılında dünyaya gelen Çelebi, ilkokul yıllarında bir yandan okuma yazma öğrenirken, diğer yandan da Kur'an-ı Kerim'i hıfzetti. 1954 yılında dini eğitim almak üzere İstanbul'a giden Çelebi, Üçbaş ve Çinili medreselerinde Arapça ve din dersleri aldıktan sonra 1956'da müezzin olarak Üsküdar Mihrimah Sultan Camii'ne tayin edildi. Usta hattat, 1957-1958 yılları arasındaki askerlik görevinin ardından Üsküdar'daki Nasuhi Mehmed Efendi Camii'nde imamlık yapmaya başladı. 1960 ihtilalinden sonra İstanbul'dan ayrılan Çelebi, müezzinlik yapmak üzere Artvin'in Yusufeli ilçesine gitti. 1963'te tekrar İstanbul'a dönen Çelebi, Üsküdar'daki Mehmed Said Efendi Camii'nde imam olarak göreve başladı. Çelebi, ertesi yıl nakledildiği Şeyh Camii'nde 10 yıl görev yaptıktan sonra, Selami Ali Efendi Camisi imamlığına getirildi. Senelerce burada görev yapan Çelebi, 1987'de kendi arzusuyla emekliye ayrıldı.   Hat sanatına 24 yaşında başladı Hasan Çelebi, 24 yaşında başladığı hat sanatında kendisini geliştirmek için dönemin en ünlü ustalarından dersler aldı. Hattat Hamid Aytaç'tan sülüs-nesih, Kemal Batanay'dan ta'lik- rik'a meşk edip icazet alan Çelebi'nin ustalığı, cami yazıları, özel hat koleksiyonu ve sergileri ile ülke sınırlarını aştı. Çelebi, 1981 yılında İslam Konferansı Teşkilatının yazılarını yazmak için Cidde'de, 1983 yılında da Mescid-i Nebi'nin yazılarının tamiri için Medine'de çalışmak üzere görevlendirildi.   En çok öğrenci yetiştiren "Hat Ustası" oldu İlk şahsi sergisini İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezinde (IRCICA) 1982 yılında açan Çelebi, daha sonraki sergilerini de 1984 yılında Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da, 1985'te Ürdün Prensi Hasan bin Tallal'ın davetlisi olarak Amman'da gerçekleştirdi.   Çelebi, 1987 yılında Kuba Mescidi'nin yazılarını yazmak üzere bir yıl süreyle Suudi Arabistan'da bulundu. 1992 yılında Malezya İslam Kültür Merkezi tarafından seminer vermek ve sergi açmak üzere Kuala Lumpur'a davet edilen Çelebi, 1994'de "Hat Sanatında 30. Yıl" sergisini açtı. Hat dersleri vermeye 1976'da başlayan Çelebi, dünyanın farklı coğrafyalarında 100'e yakın talebesine icazet verdi ve Hamid Aytaç'tan sonra en çok öğrenci yetiştiren hat ustası oldu.   Özel koleksiyonlarda çok sayıda eseri bulunan Hasan Çelebi'nin diğer önemli eserleri arasında Sultanahmet Camii'nin restore edilen kubbe yazıları, Hırka-i Şerif Camii'nin kubbe yazısı, Cuma Mescidi, Kıbleteyn Mescidi ve Mescid-i Nebi'nin yeni yapılan kısımlarının bazı yazıları (Medine), 1986'da Kuveyt'te İslam Tıp Merkezinin iç ve dış cephe yazıları, Hollanda'da bir camiinin kuşak yazıları, 1991'de Pfortzheim Fatih Camisi (Almanya), 1997'de Yuhannesburg Cuma Camii (Güney Afrika) ve 1999'da Almatı Merkez Cuma Camii'ndeki (Kazakistan) yazıları yer alıyor.   Ayrıca usta sanatkârın Süleymaniye, Selimiye, Rüstem Paşa camiilerindeki hat yazılarını yazan Kanuni Sultan Süleyman döneminin ünlü hattatı Hasan Çelebi ile hem isim hem de mesleki anlamda benzerliği dikkati çekiyor.   Sanat hayatında yaklaşık 60 yıl kalemi elinden hiç düşürmeyen Hasan Çelebi, son büyük projelerini Büyük Çamlıca Camii ile Malezya'daki Sri Sendayan Camii için yaptı.   Necip Fazıl Saygı Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi olan Çelebi, hat sanatındaki ustalığı nedeniyle tüm dünyada "Reis-ül Hattatin" (Hattatların Reisi) olarak kabul ediliyor.   Çelebi, 2019 yılında verdiği bir röportajda bu ünvana dair, "Halkın bana karşı teveccühüne teşekkür ediyorum. Yoksa bu ünvandan dolayı kendimi herhangi bir yere kavuşmuş bir kişi olarak görmüyorum. Ben, bu millete, bu milletin kültürüne bir hizmet ettimse vazifemdi bir vatandaş olarak. Bu millete hizmet, her vatandaşın vazifesidir. Demek ki benim de buna kabiliyetim varmış. Hizmet ettim onun için bundan dolayı kendimde bir ayrıcalık görmüyorum." ifadelerini kullanmıştı.   Kaynak: Türkiye Gazetesi, NTV