IMF: "Büyüme yavaşlıyor, enflasyon yükseliyor"

IMF'nin Washington'daki yıllık toplantılarında; küresel ekonominin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor, küresel ekonominin büyümesi yavaşlarken enflasyon yükselmeye devam ediyor açıklamaları yapıldı. IMF raporunda Türkiye'de enflasyon beklentisi bu yıl için %73,5, gelecek yıl için de %51,2 olarak açıklandı.

Reklam
Reklam

Uluslararası Para Fonu (IMF) başkent Washington’da yıllık toplantıların yapıldığı sırada 2022 yılı için dünyada ekonomik görünüm ve küresel mali istikrar raporlarını açıkladı. IMF, “küresel ekonominin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor” uyarısında bulundu. IMF’in “Hayat Pahalılığı Krizine Karşı Koymak” başlığını taşıyan Küresel Ekonomik Görünüm raporunda, kalıcı hale gelen enflasyon, Çin ekonomisinde yavaşlama ve Rusya’nın Ukrayna işgalinden kaynaklanan baskılara dikkat çekildi.

Küresel ekonomik faaliyetlerin uzun yıllardır görülmemiş yüksek enflasyonla birlikte geniş tabanlı ve beklenenden daha sert bir yavaşlama yaşadığı belirtildi. Çoğu bölgede mali koşulları sıkılaştıran hayat pahalılığı krizinin, Rusya’nın Ukrayna işgalinin ve COVID-19 pandemisinin geride bıraktığı etkilerin ekonomik görünüm üzerinde ağırlığının hissedildiği kaydedildi. Mevcut ortamda küresel mali istikrara yönelik risklerin arttığı ve bu durumun piyasalarda düzensiz fiyatlandırma riskini tırmandırdığı vurgulandı. Özellikle gelişmekte olan piyasalar ve konut piyasasının riske daha açık olduğunun altı çizildi.

Raporda küresel büyümenin 2022’de %3,2’ye; 2023’te de %2,7’ye düşeceği öngörüsü yer aldı. Küresel büyüme oranı 2021 yılında %6’ydı. IMF geçtiğimiz Temmuz ayında 2023 yılı için küresel ekonomide büyümenin %2,9 olacağı öngörüsünde bulunmuştu. Bu oranların 2001’den bu yana küresel mali kriz ve pandeminin ani etkisi haricinde en zayıf büyüme profili olduğuna dikkat çekildi. IMF’in raporuna göre küresel enflasyonun 2022’de %4,7’den %8,8’e yükselmesi; 2023 yılında %6,5’a; 2024 yılında da %4,1’e gerilemesi öngörülüyor.

Raporda para politikasının fiyat istikrarını sağlamak için mevcut rotasını sürdürmesi gerektiği belirtildi. Mali politikanın da bir yandan para politikasıyla uyumlu olarak yeterince sert bir çizgiyi benimserken diğer yandan hayat pahalılığı baskılarını azaltmayı amaçlaması gerektiği vurgulandı. Yapısal reformların verimliliği arttırarak ve tedarik sorunlarını rahatlatarak enflasyonla mücadeleyi destekleyebileceği kaydedildi.

Raporda Türkiye ekonomisinin büyüme tahminleri de güncellendi. IMF Türkiye’nin bu yıl %5, gelecek yılsa %3 büyüyeceği tahmininde bulundu. Kuruluşun bundan önce en son Temmuz ayında yayınladığı güncellemede, Türkiye ekonomisinin bu yıl %4, gelecek yılsa %3,5 büyüyeceği tahmini ortaya konmuştu. Raporda Türkiye’de enflasyon beklentisi de bu yıl için %73,5, gelecek yıl için de %51,2 olarak gösterildi.

IMF bugün açıkladığı Küresel Mali İstikrar Raporu’nda da merkez bankalarının yüksek enflasyonla mücadelede benimsedikleri politikaları, gelişmekte olan piyasalardaki borç baskısını irdeledi. “Yüksek Enflasyon Ortamında Yön Belirlemek” başlığını taşıyan raporda, Avrupa’da enerji krizinin kötüleşen görünüme katkıda bulunduğunun altı çizildi, “Küresel ortam ufukta görünen kara bulutlarla hassas.” ifadeleri kullanıldı. “Piyasalarda devam eden riske açık koşullar, sıkılaşan likidite, inatçı enflasyon ve dünya genelinde merkez bankalarının enflasyonla mücadele etmek için faiz oranlarını arttırma çabalarının birleşimi değişken ve riskli bir ortamı beraberinde getirdi.” denildi. Piyasaların zor bir yıl yaşadığının belirtildiği raporda S&P endeksinin yıl içinde %24 düşüş kaydettiği ve son yirmi yılın en yüksek seviyesinde olan doların diğer ülkelerde sorunlara yol açtığı kaydedildi.

Raporda gelişmiş ekonomilerdeki bankaların yeterli sermaye ve likiditesi olduğuna; ancak IMF’in küresel piyasa stres testine göre gelişmekte olan piyasalardaki bankaların %29’unun ciddi bir küresel resesyonda sermaye gereksinimlerini aşacağı ve bu durumun 200 milyar doların üzerinde bir sermaye açığına yol açacağı belirtildi. Raporda yüksek enflasyon ve daha sıkı mali koşullarda yön belirlemenin karar vericiler açısından hassas bir denge gerektirdiğinin altı çizildi.

“Merkez bankaları enflasyonu kontrol altına almak için kararlı şekilde hareket etmeli. Politika kararlarını açık bir şekilde aktarmaları, fiyat istikrarı hedeflerine bağlılık ve politikayı normalleştirme ihtiyacı, güvenilirliğin korunması ve piyasada çalkantılardan kaçınılması için önemli olacak.” denildi. Türkiye Merkez Bankası’nın yüksek enflasyona rağmen faiz oranlarını düşürdüğü hatırlatıldı. IMF’in küresel mali istikrar raporunun gelişmekte olan piyasalar bölümünde Türkiye ile ilgili bazı tespitler de yer aldı. Türkiye Merkez Bankası’nın yükselen enflasyon ve Türk Lirası’nın zayıf konumuna rağmen faiz oranlarını düşürmeye devam ettiği hatırlatıldı. Latin Amerika’da merkez bankalarının daha proaktif hareket ettiği ve enflasyon baskılarına karşı daha erken aşamada ve daha agresif şekilde politika faizini arttırdığı belirtildi.

Orta ve Doğu Avrupa’daki merkez bankalarınınsa politikalarını daha sonra ve daha düşük bir hızda sıkılaştırmaya başladıklarını ve bu durumun da yatırımcının yüksek enflasyon ve daha zayıf para birimlerine ilişkin endişelere katkıda bulunduğu kaydedildi. Türkiye de bu bağlamda merkez bankasının faiz politikası sebebiyle aykırı bir durum olarak nitelendirildi. Önümüzdeki dönemde gelişmiş ekonomilerdeki merkez bankalarının beklenenden daha fazla faiz oranlarını arttırması ya da daha uzun süre politika faiz oranlarını yüksek tutması halinde politikada gevşeme ve rahatlamanın zor olabileceği belirtildi.

IMF’nin 2023 yılı için küresel ekonomik büyüme tahminini %2,9’dan %2,7’ye çekmesi piyasaları da etkiledi. Wall Street’te hisseler küresel ekonomide resesyon endişesi ve IMF’ten gelen kasvetli öngörülerin etkisiyle sabah saatlerinde düşüş yaşadı. S&P 500 endeksi %1, Dow Jones endeksi %0,2 oranında yani yaklaşık 57 puan, Nasdaq da %1,4 oranında düştü. Wall Street ekonomik büyümeyi yavaşlatmak ve borçlanma maliyetini arttırmak için faiz oranını yükseltmeye devam eden ABD Merkez Bankası FED’i yakından izliyor. Amaç enflasyonu kontrol altına almak ancak bu strateji ekonominin çok fazla yavaşlaması ve resesyona girmesi riskini de taşıyor.

Yatırımcılar FED’in önümüzdeki ay faiz oranını %0,75 oranında arttırmasını bekliyor. Bu artış, yıla neredeyse sıfırla başlamış olan faiz oranını %3,75-4 seviyesine getirmiş olacak. FED’in son toplantısının tutanaklarını Çarşamba günü açıklaması bekleniyor. Tutanakların Wall Street’e enflasyon ve atılacak adımlar konusunda FED’in görüşlerine ilişkin daha fazla ayrıntı sunması bekleniyor.

Kaynak: VOA Türkçe