Konda'nın 2 yıllık pandemi raporu yayınlandı
Konda araştırma şirketi ve Evony firmasının, Türkiye'de pandeminin etkilerini inceleyen araştırmalarının raporu yayınlandı. Çalışmada 3 bin 600 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapıldı.
Evony şirketi ve Konda Araştırma&Danışmanlık ortak çalışması olan “Değişen Hayat; Pandemi ve Türkiye 2020-2022” adlı araştırma raporu yayınlandı. 3 bin 600 kişiyle yüz yüze görüşmeler yapılan kapsamlı araştırmayla Türkiye'de koronavirüs pandemisinin etkileri incelendi.
Araştırmaya göre, son dönemde esnetilen tedbirlere rağmen insanların çoğu virüse karşı önlem almaktan vazgeçmedi. Maske kullanmaya ve ellerini sıklıkla yıkamaya devam eden, mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayan ve toplu taşıma kullanmayanların oranı %88’i bulurken hiçbir önlem almıyorum diyenlerin oranı ise sadece %12’de kalıyor.
Aralık 2021 verilerine göre insanların %48’i Covid-19’a yakalanma riskinin hâlâ çok yüksek olduğunu ifade ederken, %19’u riskli bulduğunu söylüyor. Toplumun yalnızca %5’i tehlikenin geçtiği görüşünde. İnsanlar hâlâ tokalaşmaktan, sarılmaktan çekiniyor.
Araştırma, salgın süresince toplum genelinin maske kullanma eğilimini neredeyse hiç terk etmediğini gösteriyor. Bu süreç boyunca toplumun %95’inden fazlası koronavirüsten korunmak için maske kullandı. Pazar ve marketlerde maske takma zorunluluğunu ise araştırmaya katılanların %99’u onaylıyor. Öte yandan maske, test, karantina, HES kodu gibi konulardaki yeni kararların açıklandığı 2 Mart’tan bugüne kadar maske satışlarının sadece %20 oranında azaldığı görülüyor.
TOPLUMUN %57’Sİ VİRÜSLE TANIŞTI
Toplum genelinde ailesinde, yakın veya uzak bir akrabasında koronavirüsten hastalanan kişi oranı giderek artan bir eğilim sergiledi. Bugün, toplumun %57’si ailesinde, yakınında koronavirüsten hastalanan en az birisinin olduğunu söylüyor. Ayrıca evinde koronavirüs vakası görülen kişi sayısının en çok tam kapanma dönemi öncesi olan Mart-Mayıs 2021 arası ile Ekim 2021 sonrasında arttığı görülüyor. Bugün her 2 kişiden 1’i evinde koronavirüsten hastalanan en az birinin olduğunu söylüyor. Aralık 2021 verilerine göre toplumun %70’i Kovid-19’a yakalanmadığını söylüyor. Derin görüşmeler de bu veriyi destekliyor. Hastalığa bugüne dek yakalanmamayı aldığı önlemlerle açıklayanlar olduğu kadar şansla, kaderle açıklayanlar da var.
Eylül 2021’deki verilere göre toplumun %66’sı sırası gelen tüm aşılarını olduğunu ve gerektiğinde diğerlerini de olacağını söyledi. Aşılamanın başladığı dönemde aşı yaptıranlar da yaptırmayanlar da benzer oranlarda maske kullanmaya devam etti. Eylül 2021’den bu yana ise aşı yaptıranlarda maske kullanma eğilimi aşı yaptırmayanlara göre daha yüksek seyrediyor.
Ayrıca koronavirüs aşısı yaptıranların koronavirüse karşı daha çok önlem alma davranışı, el dezenfektanı ve benzeri sıvıların kullanımında da görülüyor. Son aylardaki düşme eğilimine karşın, aşı yaptıranların yarısından fazlası, aşı yaptırmayanların da beşte ikisinden fazlası el dezenfektanı kullanıyor.
EN HIZLI NORMALLEŞME TOPLU TAŞIMADA
Toplumun bir gereklilik sonucu kademeli olarak en hızlı normalleştirdiği koronavirüs önlemi toplu taşıma kullanımı oldu. Ocak 2022’ye kadar erkekler daha çok toplu taşıma kullanma eğilimine sahipken, Şubat 2022’de kadın ve erkeklerin toplu taşıma kullanım oranları eşitlendi. Koronavirüs önlemi olarak toplu taşıma kullanmadığını söyleyenler, ikinci yıla girildiğinde kadınlar ve erkeklerde %17 oranında eşitledi. Ancak halen 49 yaş ve üzerindeki her 5 kişiden 1’i toplu taşıma kullanmaktan kaçınıyor.
SALGIN SONRASI NORMALE DÖNÜŞ ALGISI
Salgın sonrası normale dönüş konusunda insanlar hemfikir olsa da hepsinin buna biçtiği zaman dilimi farklı. Bir yıl içerisinde diyen de iki-üç yıl içerisinde normal yaşamlarımıza dönebiliriz, diyen de var. Bununla birlikte küresel salgınların gelip geçici olmadığı ve artık hep bu minvalde salgınlar yaşayacağımızı düşünenler de mevcut.
Kaynak: Hürriyet