Mustafa Akkad'ın hayatı belgesel oluyor
ABD'li yönetmen Mustafa Akkad'ın oğlu yapımcı Malek Akkad, babasının yönetmenliğini yaptığı "Çağrı" ve "Çöl Aslanı Ömer Muhtar" filmlerinin çekim sürecini ve babasının bu süreçteki rolünü konu alan belgesel çekecek.
Babasının mirası yerine koyduğu filmlerin 4K kalitesinde restore edilmesine öncülük eden 53 yaşındaki yapımcı Malek Akkad, babasının imza attığı filmleri çekerken yaşadığı zorlukları, yarım kalan hayal ve projelerini anlattı.
Babasının yaşamını konu alan bir belgesel hazırlığı içerisinde olduklarını ifade eden Akkad, belgeselde Mustafa Akkad'ın 1950'li yıllarda Halep'ten Hollywood'a uzanan zorlu yolculuğunun ve çeşitli hikayelerinin izleyiciyle buluşacağını söyledi.
Yapımcı Malek Akkad, dedesinin ABD'ye gitmeden önce babasına verdiği Kur'an-ı Kerim'in şu an kendisinde bulunduğunu ve sahip olduğu en değerli şey olarak gördüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:
"'Çağrı' filmi gerçekten bir sinema tarihidir. Yapımcı olarak çalıştığım için o filmi çekmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Hikayeler beni gerçekten çok etkiledi ve bu nedenle babamın neler yaşadığını anlatan bir belgesel hazırlıyorum. Herkes ona 'hayır yapamazsın' diyordu ama o kabul etmedi. Filmi tamamladı ve İslam dünyasındaki en önemli filmlerden biri oldu. Bu yüzden 'hayır' demeyen bir adamın bütün hikayelerini anlatmak istiyorum."
Babasının bütün ömrünü aşk, barış ve anlayış için harcadığından bahseden Akkad şöyle devam etti: "Eğer insanların sadece yüzde 10'u onun yaptığını yapsaydı, bence bir sorunumuz kalmazdı. Yani yaptığı şey çok önemliydi ve ondan dersler almaya çalışıyorum."
Babasından sadece sinemayla ilgili değil, hayat mücadelesiyle ilgili de çok şey öğrendiğini dile getiren Akkad, bunun hiçbir film okulunda elde edilemeyecek bir deneyim olduğunu ifade etderek şöyle devam etti: "Onun Babamın filmleri ile ilgilenip onları canlı tutmayı bir sorumluluk, bir onur olarak görüyorum. Babamın filmlerini herkes sevdiği için çok da fazla bir şey yapmama gerek kalmıyor. Sadece onların daha iyi görünmelerini sağlamaya çalışıyorum. İstanbul'a gelme sebebim de aslında restore edilen 'Çağrı' filminin ne kadar güzel göründüğünü göstermek. 1970'li yıllarda ilk çıktığı zamandan bile daha iyi olduğunu düşünüyorum. Harika görünüyor ve umarım insanlar büyük ekranda keyifle izlerler. Çünkü bu tür filmlerin büyük ekranda izlenmesi gerekir."
Babasının hayata geçirmek istediği birçok proje ve kaleme almaya başladığı senaryoların yanı sıra gelecekteki projelerinde İstanbul'un Fethi, Kudüs ve Endülüs'le ilgili yapımların yer aldığını söyledi.
Babası ile kız kardeşinin 2005'te Ürdün'de düzenlenen bir saldırıda vefat ettikleri günün hayatındaki en kötü gün olduğunu da anlatan Akkad, dünyadaki İslam algısına ilişkin, İslam dünyasının Mustafa Akkad gibi kendi hikayelerini anlatması gerektiğinin altını çizdi.
Kaynak: Diyanet Haber