Uzay Kolonizasyonu ve Tartışmalar
İnsanlar yüzyıllardır gökyüzünde yaşayan tanrıların var olduğunu düşünüyordu fakat uzayda yaşam fikrinin ilk izlerine teleskobun icadından sonraki yıllarda yazılan bir mektupta rastlamaktayız.
“Haydi gemiler yapalım ve o eşsiz gökyüzüne doğru yola çıkalım, ve orada -o eşsiz gökyüzünde- önemsiz artıklardan korkmayan bir sürü insan olacak. Aynı zamanda, yürekli gök seyyahları için, gök cisimlerinin haritalarını hazırlayacağız.” -Johannes Kepler
Tercüme: Kurabaz - Editör Kedi
İnsanlar yüzyıllardır gökyüzünde yaşayan tanrıların var olduğunu düşünüyordu fakat uzay yolculuğu veya uzayda yaşam fikrinin ilk izlerine teleskobun icadından sonraki yıllarda Alman gökbilimci Johannes Kepler'in İtalyan gökbilimci Galileo'ya yazdığı mektupta rastlamaktayız. Kepler mektubunda şöyle diyordu: “Haydi gemiler yapalım ve o eşsiz gökyüzüne doğru yola çıkalım, ve orada -o eşsiz gökyüzünde- önemsiz artıklardan korkmayan bir sürü insan olacak. Aynı zamanda, yürekli gök seyyahları için, gök cisimlerinin haritalarını hazırlayacağız.”
Popüler kültürde uzay yolculuğu, Cyrano de Bergerac'ın bir roketle uzaya seyahat etmeyi ilk kez yazdığı 17. yüzyılın ortalarına kadar uzanır. Uzay fantezileri, Jules Verne'nin 1865 yılında türünün ilk örneklerinden olan "Ay'a Yolculuk" romanının yayınlanması ve ardından 1902 yılında Amerikan film yapım şirketi RKO Pictures'ın "A Trip to the Moon" adlı film uyarlamasıyla gelişti. Uzaya yerleşme hayalleri ise, Walt Disney'in Man and the Moon (1955) gibi yapımları ve Ray Bradbury'nin The Martian Chronicles (1950) gibi bilim kurgu romanlarıyla zirveye ulaştı.
Soğuk Savaş yıllarında dönemin ABD Başkanı Eisenhower'ın 29 Temmuz 1958’de Ulusal Havacılık ve Uzay Yasası’nı imzalaması ve NASA’nın kurulması, ABD- Rusya arasındaki uzay yarışı popüler hayal gücünü körükleyen gelişmelerdi. Rusların 12 Nisan 1961’de Yuri Gagarin’i uzaya göndermesinden sonra NASA 1969’da ilk kez Ay’a Neil Armstrong'u gönderdi. Önceleri bilim kurgu olan şeyler mümkün hale gelmeye başlamıştı. NASA önümüzdeki altmış yıl boyunca diğer başarılarının yanı sıra, uzay istasyonları kurdu, Mars’a kara gezicileri gönderdi. NASA’nın 2017 yılında Trump tarafından başlatılan Artemis programı, 2024 yılına kadar Ay’ın yüzeyine ilk kez bir kadını indirmeyi ve insanlığı Ay’a geri döndürmeyi amaçlıyor.
17 Haziran 2021 itibariyle üç ülkenin insanlı uzay uçuşu programı var: ABD, Rusya ve Çin. Hindistan ise planladığı insanlı uzay uçuşunu Covid-19 salgını nedeniyle erteledi ancak 2023'te başlayabilirler. Son zamanların popüler uzay yolu taşımacılığı şirketleri ise; Elon Musk’ın SpaceX’i, Jeff Bezos’un Blue Origin’i ve Richard Branson’ın Virgin Galactic’i olarak biliniyor.
2018'de yapılan bir ankette, Amerikalıların %50'si uzay turizminin 2068'e kadar sıradan insanlar için rutin olacağına inanıyor. %32'si 2068'e kadar uzun vadeli yaşanabilir uzay kolonileri inşa edileceğine inanıyor. Amerikalıların %63'ü, NASA'nın en büyük önceliğinin Dünya'nın iklimini izlemek olması gerektiğini belirtirken, yalnızca %18'i Mars'a astronot göndermenin en yüksek öncelik olması gerektiğini ve yalnızca %13'ü Ay'a astronot göndermeye öncelik vereceğini söyledi.
Uzay kolonizasyonu hakkında ortaya konulan olumlu argümanlar:
1. İnsanların türümüzü acı çekmekten ve yok olmaktan kurtarmak gibi ahlaki bir görevi vardır. Uzayı kolonize etmek bunu gerçekleştirmenin bir yoludur.
SpaceX’in kurucusu ve CEO’su Elon Musk: “Bir felaket durumunda insanlığın varlığını korumak için yaşamı çok gezegenli yapmanın güçlü bir insani argüman olduğunu düşünüyorum. Felaket gerçekleştiğinde hasta veya fakir olmanın da bir önemi kalmazdı çünkü insanlığın soyu tükenmiş olurdu. Bilincin ışığını korumak, gelecekte de devam etmesini sağlamak gibi bir görevimiz olduğunu düşünüyorum.”
2. Uzay kolonizasyonu, uzay araştırmalarında ve insan gelişiminin bir sonraki mantıklı adımıdır.
2021’de uzaya seyahat eden Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, uzayı keşfetmenin insan dehasını geliştireceğini iddia etti şunları söyledi: “Güneş sistemi bir trilyon insanı kolayca destekleyebilir. Eğer bir trilyon insanımız olsaydı, bin Einstein’ımız ve bin Mozart’ımız ve tüm pratik amaçlar için sınırsız kaynaklar ve Güneş enerjisi olurdu.
3. Uzayda teknolojik ilerleme Dünya’yı koruma çabalarının yanı sıra var olabilir.
Mevcut tahmini modellere göre Dünya, en az 150 milyon yıl boyunca yaşanabilir olacaktır (en fazla bir milyar yıl). İklim değişikliğinin dünya üzerindeki etkilerini onarırken, insanların da uzayı keşfetmeye ve kolonileştirmeye zamanı var.
Uzay kolonizasyonu hakkında ortaya konulan olumsuz argümanlar:
1. İnsanların uzayda yaşaması tamamen bilim kurgudur.
Yaygın olarak desteklenen bir planda, Mars’ın öncelikle Dünya’nın ortalama sıcaklığına daha yakın bir sıcaklıkta ısınması gerekiyor (yaklaşık yüz yıl sürebilir). O zaman gezegen, insanların ve diğer memelilerin nefes alabilmesi için oksijen üretecek şekilde yapılmalıdır, bu da yaklaşık 100.000 yıl veya daha fazla sürecektir. Bu iki adım ancak Mars’ın su, karbondioksit ve nitratlar için kapsamlı bir şekilde araştırılmasından sonra atılabilir. Colorado Üniversitesi'nde Jeolojik Bilimler Profesörü olan Bruce Jakosky, “Mars'ı günümüz teknolojisini kullanarak dünya haline getirmek mümkün değil” dedi.
2. İnsanlar dünyayı kirletti. Ay’ı veya başka bir gezegeni yok etmek yerine Dünya’yı temizlemeliyiz.
Eğer insanlar; yaşam olmayan bir gezegeni, Ay’ı veya uzaydaki başka bir yeri insanlar için yaşanabilir hâle getirebilecek bir teknolojiye, bilgiye ve yeteneğe sahipse o zaman kesinlikle içinde yaşadığımız Dünya’nın sorunlarını çözebilecek teknolojiye, bilgiye ve yeteneğe de sahiptir.
3. Uzaydaki yaşam insanlar için uygun değildir eğer mümkün olsaydı insanlar sefil olurdu.
İnsanların Mars veya Ay'daki iklim farklılıkları nedeniyle başa çıkması gereken bir dizi hastalığı olacaktır: kanser, radyasyon hastalıkları, üreme sorunları (veya kısırlık), kas dejenerasyonu, kemik kaybı, cilt yanıkları, kardiyovasküler hastalık, depresyon, can sıkıntısı, yetersizlik... Uzayda sadece bir yıl geçiren astronotlar, geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarıyla başa çıkmak zorunda kaldılar.
Bu makale, 6 Ağustos 2021'de, tarafsız bir bilgi kaynağı olan Britannica'nın ProCon.org sitesinde yayınlanmıştır. Makalenin tamamına erişim için: https://www.britannica.com/story/pro-and-con-space-colonization