Freud'un tarihe ve mitolojiye aşırı meraklı olduğu, sık sık destanları okuduğu biliniyor. Kendisinin ürettiği, bilinen çoğu kompleks, sendrom, hastalık bu anlatılarda yeri olan olgulardı. Anne-çocuk, baba-çocuk ilişkilerine dair tespitleri önce kendi hayatından sonra mitolojiden ilham alınıyordu. Evet. "Freud nefsi emmarenin peygamberi"ydi. Eserlerinde değindiği noktalar onları okuyanlar için bir nefes alma, bir farkındalık sağlıyordu.
Ama tabii elbette, hakikat Freud'dan ibaret değildi. Önce öğrencisi, sonra dostu sonra da kendisini aşan bir kişilik olarak Jung'un da birçok tespiti bir farkındalık kazandırmaktan öte, şimdiye kadar insana dair söylenen sözlere yeni bir açı getiriyordu.
Refik Tırpan ALTAY



