ABD-İran savaşı üre gübre fiyatını %50 artırdı

ABD-İran savaşı üre gübre fiyatını yaklaşık %50 artırdı. Savaştan önce 430 $ olan üre gübrenin ton fiyatı 625 $ oldu. İç pazarda gübrenin ton fiyatı 21 bin TL'den 30 bin TL'ye yükseldi.

ABD-İran savaşı üre gübre fiyatını %50 artırdı
11 Mart 2026 - 01:23
ABD ve İsrail’in İran’a sal­dırmasının ardından baş­layan savaş, özellikle üre gübre piyasasında fiyat artışları­na yol açtı. Küresel enerji ticare­tinin %20’sinin geçtiği Hür­müz Boğazı, aynı zamanda ürenin yanı sıra sülfürik asit gibi ham­maddelerin de önemli geçiş nok­tası konumunda.

Savaş önce­sinde üre gübre fiyatlarının ton başına 430 dolar seviyesinde ol­duğunu kaydeden Gübre Üretici­leri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Uzunoğlu, bu­gün ise üre gübrenin ton fiyatı­nın yaklaşık %50 artışla 625 dolara yükseldiğini söyledi. Uzu­noğlu, Ukrayna-Rusya savaşı dö­neminde de üre gübrenin tonu­nun 900 dolarlara yükseldiğini hatırlattı.

Doğal gaz ve petrol fiyatların­daki artışın öncellikle üre mali­yetini olumsuz etkilediğini belir­ten Uzunoğlu, maliyetlerin daha da artma ihtimalinin bulunduğu­nu aktardı. Petrol fiyatının artma­sı ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın 2 ay daha kapalı kalması halinde üre gübrede büyük bir sıkıntının oluşacağını ifade eden Uzunoğlu, “Bizi şu an üre gübre ilgilendiri­yor. Çünkü sezon olarak da bak­tığınızda tahıllarda kullanım dö­nemi başladı. Bundan sonra mı­sır, patates ve pancar gibi ürünler ekilecek. Dolayısıyla da üre gübre yoğun olarak kullanılmaya devam edilecek. İç pazarda savaştan ön­ce üre gübrenin ton fiyatı 21 bin li­ra seviyesindeyken, bugün 30 bin lirayı aştı.” dedi.

“Üre gübreye katılaştırılmış doğal gaz desek yeridir ve doğal gaz hammaddesidir” diyen Uzu­noğlu, Türkiye’nin hammaddeyi İran’ın yanı sıra Umman’dan te­darik ettiğini bildirdi. Söz konu­su ürünün Mısır, Cezayir, Rusya ve Kafkasya bölgesinde de bulun­duğunu aktaran Uzunoğlu, “Bu bölgelerde de üre üretiliyor. Özel­likle Rusya ve Kafkasya’da nere­deyse bedava diyeceğimiz doğal gaz kaynakları var. Türkiye geçti­ğimiz hafta itibarıyla bu ürünün %6,5 olan gümrük vergilerini sıfırladı. Düşürülen gümrük ora­nının yaklaşık %50 artan fi­yatlar karşısında çiftçiye önemli bir oranda yansıması olmaz. So­nuç itibariyle bizim başka bir ta­kım destekler ile çiftçi destekle­memiz gerekiyor.” diye konuştu.

Ürede hammadde alım yapılan pazarları çeşitlendirmek gerek­tiğine vurgu yapan Uzunoğlu, sa­vaş ile artan fiyatlarla bunu daha anlaşıldığını vurguladı. Uzunoğ­lu, “Maalesef şu anda hammad­de pazarını çeşitlendirmeye git­mekten başka çaremiz yok. Rus­ya’ya uygulanan bir ambargo var ama Türkiye bunun içinde değil. Bana göre alternatif olarak Rus­ya, Türkmenistan ve Hazar De­nizi’nin etrafındaki ülkelerden faydalanmak gerekiyor.” ifadele­rini kullandı.

Türkiye’nin üre ve azotlu güb­relerde 2.5 milyon ton tüketimi­nin bulunduğu bilgisini veren Uzunoğlu, iç pazarda iki firma­nın üretim yaptığını ve toplam üretimlerinin ise 1 milyon ton seviyesinde olduğunu kaydet­ti. Üre gübresinin büyük bir kıs­mının ithal edildiğini dile geti­ren Uzunoğlu, “Yeni bir fabrika kurmanın maliyeti yaklaşık 400 milyon euro. Bu tamamen kim­yasal ve zor bir proses ve yeni bir tesisi kurmak birkaç yıl alabi­lir. Dolayısıyla gübrede sorunlar yaşamamak için ithalat yaptığı­mız pazarları çeşitlendirmeye gitmemiz lazım” açıklamasında bulundu.

Gökhan Uzunoğlu, çiftçi tarafından talebin çok ciddi arttığını ve panik havasıyla hareket edildiğini ifade etti. Uzunoğlu, nisan mayıs ayındaki gübresini şimdiden almak isteyen çiftçilerin operasyonel yükü de arttırdığını belirtti. Asıl tehlikenin fiyatın bu kadar yükseldiği ortamda çiftçilerin maliyeti düşürmek için dekara 50 kilo yerine 40 veya 30 kilo kullanması olduğunu vurgulayan Uzunoğlu şunları söyledi:

“Bu da normalde buğdayda dekarda 500-600 kilo verim alan bir çiftçi, az gübre kullanması durumunda bu verim 300-400 kilolara düşebilir. Burada çiftçinin mutlaka desteklenerek, ‘panik yapılma gübreyi bulabilirsin ve devlet de seni destekliyor’ mesajını vermek lazım. 2007 ve 2008 yıllarında fosfor krizi yaşanmıştı. O dönem gübresiz ekim yapan çiftçi çok oldu. Bu yüzden rekolte yarı yarıya düşmüştü.”

Kaynak: Dünya Gazetesi

YORUMLAR

  • 0 Yorum