Afyon'da nadir Bizans kılıçları bulundu
Afyonkarahisar’da yer alan Amorium Antik Kenti’nde, Bizans İmparatorluğu’na ait iki nadir kılıç keşfedildi. Arkeologlar, bir kilisede bulunan kılıçlardan birinin oraya adak olarak yerleştirilmiş olabileceğini düşünüyor. Kılıçların halka kulplu ve farklı bir yapıya sahip olması daha önce hiçbir Bizans kılıcında görülmediği için onları sıra dışı kılıyor.
06 Şubat 2022 - 07:39
Her iki demir silah da halka kulplu kılıçlardandı, yani kabzanın ucu bir halka şeklinde bitiyor. Halka kulplu kılıçlar Bizans’ta nadir bulunuyordu, ancak bu kılıçlar başka bir nedenden dolayı da benzersiz: Kılıçlardaki ilgi çekici özellikler, onları yakındaki medeniyetlerin halka kulplu kılıçlarından ayırıyor.
Araştırmacılar, kılıçların çok benzersiz olduğunu, yaklaşık 1.000 yıl önce onları hangi etnik köken veya paralı asker grubunun kullandığını belirlemenin zor olduğunu söylüyor. Arkeologlar söz konusu kılıçları, imparatorluğun başkenti Konstantinopolis ile Nicaea (İznik) ve Ancyra (Ankara) gibi diğer büyük şehirler arasında önemli bir kavşakta yer alan Bizans şehri Amorium’da keşfettiler. Amorium kenti, günümüzde Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde yer alıyor.
Araştırmacılar, Amorium’un geçici olarak askeri bir sıcak nokta olduğunu ve MS 838’de Arapların Amorium’u fethi de dahil olmak üzere Arap istilalarına karşı bölgenin ilk savunma hattı olarak hizmet eden bir kale haline geldiğini söylüyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Errikos Maniotis, kilisedeki kılıcın keşfinin, o zamanlar kutsal yerlere silah bırakmak adet olduğu için normal kabul edilebileceğini söylüyor. Bununla birlikte, kılıcın kiliseye şiddet amacıyla değil, bir adak sunusu olarak getirilmiş olması mümkün. Yani tanrılar, dini liderler veya kurumlar için bilerek bırakılan özel bir nesne görevi görmüştü. Maniotis, “Tarihi kaynaklardan silahların kiliselerde adak olarak saklandığı biliniyor.” diyor.

Bizans İmparatorluğu’nda nadir olmasına rağmen, diğer kültürlerde halka kulplu kılıçların varlığı biliniyor. Araştırmacılar, bilinen en eski halka kulplu kılıcın, Çin’in Han Hanedanlığı’na (MÖ 206 – MS 220) kadar uzanabileceğini ve uygulamanın göçebe İskitler ve Hunlara kadar yayıldığını söylüyor. Orta Asya’da yaşamış Sarmatlar ve bu uygulamayı Sarmat paralı askerlerinden almış olabilecek Romalılar da dahil olmak üzere diğer kültürlerde de halka kulplu kılıçlar görülüyordu.
Bununla birlikte, kilisede bulunan kılıç, daha önce keşfedilen kılıçlardan farklı olarak, sapın ucundaki bıçağa dik duran bir metal parçası olan çapraz kola benzeyen bir yapıya sahip. Araştırmacılar, kabza siperlerinin genellikle eski kılıçları tanımlamak için kullanıldığını ve bunun “çapraz kolluya” benzediğini söylüyor. Bu özelliğin de diğerlerinde olduğu gibi halka kulplu kılıçlarda daha önce hiç görülmemiş olması bu örneği benzersiz kılıyor. Kılıçlar o kadar sıra dışı ki, araştırmacılar tasarımlarına yeni bir isim vermeyi önerdiler: Hibrit bir Bizans halka kulplu kılıç tipolojisi.
Kaynak: Arkeofili
Araştırmacılar, kılıçların çok benzersiz olduğunu, yaklaşık 1.000 yıl önce onları hangi etnik köken veya paralı asker grubunun kullandığını belirlemenin zor olduğunu söylüyor. Arkeologlar söz konusu kılıçları, imparatorluğun başkenti Konstantinopolis ile Nicaea (İznik) ve Ancyra (Ankara) gibi diğer büyük şehirler arasında önemli bir kavşakta yer alan Bizans şehri Amorium’da keşfettiler. Amorium kenti, günümüzde Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde yer alıyor.
Araştırmacılar, Amorium’un geçici olarak askeri bir sıcak nokta olduğunu ve MS 838’de Arapların Amorium’u fethi de dahil olmak üzere Arap istilalarına karşı bölgenin ilk savunma hattı olarak hizmet eden bir kale haline geldiğini söylüyor. Çalışmanın baş araştırmacısı Errikos Maniotis, kilisedeki kılıcın keşfinin, o zamanlar kutsal yerlere silah bırakmak adet olduğu için normal kabul edilebileceğini söylüyor. Bununla birlikte, kılıcın kiliseye şiddet amacıyla değil, bir adak sunusu olarak getirilmiş olması mümkün. Yani tanrılar, dini liderler veya kurumlar için bilerek bırakılan özel bir nesne görevi görmüştü. Maniotis, “Tarihi kaynaklardan silahların kiliselerde adak olarak saklandığı biliniyor.” diyor.

Bizans İmparatorluğu’nda nadir olmasına rağmen, diğer kültürlerde halka kulplu kılıçların varlığı biliniyor. Araştırmacılar, bilinen en eski halka kulplu kılıcın, Çin’in Han Hanedanlığı’na (MÖ 206 – MS 220) kadar uzanabileceğini ve uygulamanın göçebe İskitler ve Hunlara kadar yayıldığını söylüyor. Orta Asya’da yaşamış Sarmatlar ve bu uygulamayı Sarmat paralı askerlerinden almış olabilecek Romalılar da dahil olmak üzere diğer kültürlerde de halka kulplu kılıçlar görülüyordu.
Bununla birlikte, kilisede bulunan kılıç, daha önce keşfedilen kılıçlardan farklı olarak, sapın ucundaki bıçağa dik duran bir metal parçası olan çapraz kola benzeyen bir yapıya sahip. Araştırmacılar, kabza siperlerinin genellikle eski kılıçları tanımlamak için kullanıldığını ve bunun “çapraz kolluya” benzediğini söylüyor. Bu özelliğin de diğerlerinde olduğu gibi halka kulplu kılıçlarda daha önce hiç görülmemiş olması bu örneği benzersiz kılıyor. Kılıçlar o kadar sıra dışı ki, araştırmacılar tasarımlarına yeni bir isim vermeyi önerdiler: Hibrit bir Bizans halka kulplu kılıç tipolojisi.
Kaynak: Arkeofili







YORUMLAR