Canan Karatay hakkında "meslekten men" talebi
Canan Karatay, "meslekten men" talebiyle açılan malpraktis davasında hakim karşısına çıkacak. Karatay, yanlış tedavi ve tuzlu diyet önerisiyle kalp damarlarında yüksek oranda tıkanıklık ve yüksek tansiyonu olan hastasının ölümüne neden olmakla suçlanıyor.
25 Aralık 2024 - 22:47
Televizyon programlarındaki yorumlarıyla popüler hale gelen, iç hastalıkları ve kardiyoloji alanında çalışmaları bulunan Profesör Doktor Canan Karatay "meslekten men" talebiyle yargılandığı davada, 9 Ocak 2025'te hakim karşısına çıkacak. Suçlamaların odağında, Karatay'a atfedilen "yanlış tedavi yöntemi" bulunuyor.
8 Kasım Cuma günü, tedavi gördüğü hastanede yemek borusu kanseri nedeniyle hayatını kaybeden şikayetçi C.Ü., vefatından yıllar önce Karatay'ın kendisini muayene ettiğini ve tavsiyelerine uyması sonucu böbreklerini kaybettiğini iddia etti. 2014 yılında çeşitli hastaneler, anjiyo işlemi sonucu C.Ü.'nün kalbine giden beş damarında yüzde 85-90 tıkanıklık olduğunu teşhis edip, "hayati tehlike" uyarısıyla "bypass" ameliyatı yapılmasını önerdi.
2016'da gittiği Profesör Doktor Canan Karatay ise, C.Ü.'nün şeker hastası olduğunu söyleyip yüksek tansiyonu için hafif dozda bir ilaç yazdı ve bol miktarda tuz tüketmesini tavsiye etti. Ayrıca hastanın durumunun cerrahi müdahaleyi gerektirmediğini söylediği belirtiliyor.
Üç yıl kadar tavsiyelere uyan hastanın 2019'da, böbreklerin ne denli iyi çalıştığını belirlemek için yapılan kreatinin değerinin kötüleştiği, tedaviye gittiği Canan Karatay'ın kendisine, bir böbrek hastalıkları uzmanına görünmesi gerektiği tavsiyesinde bulunduğu, "yapabileceği bir şeyinin kalmadığını" belirttiği iddia ediliyor. "Böbrek yetmezliği" tanısı konan hasta, devam eden süreçte böbreklerini kaybetti. Hasta böbrek nakli işlemiyle hayata tekrar tutundu fakat en son, 8 Kasım'da yemek borusu kanserinden tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
C.Ü. kendisine böbrek yetmezliği tanısı konulan aralıkta, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede, Prof. Dr. Canan Karatay ve o dönem çalıştığı hastaneden şikayetçi oldu. Dilekçede, "Müvekkil aydınlatılmadan uygulanan sıra dışı tedavinin olası sonuçları hakkında bilgi vermeksizin yapılan hatalı ve kusurlu tedaviler nedeniyle" şüphelilerin cezalandırılması talep ediliyor.
Yüksek miktardaki tuz kullanımı, böbreklere geri dönüşü olmayan hasar veriyor. Karatay’ın "meslek icrasının yasaklanması" ve "yaralama ve görevi kötüye kullanma" suçlarından savcılıkça re'sen tespit edilecek suçlardan cezalandırılabilmesi için kamu davası açılması da istendi.
Kaynak: Euronews Türkçe
8 Kasım Cuma günü, tedavi gördüğü hastanede yemek borusu kanseri nedeniyle hayatını kaybeden şikayetçi C.Ü., vefatından yıllar önce Karatay'ın kendisini muayene ettiğini ve tavsiyelerine uyması sonucu böbreklerini kaybettiğini iddia etti. 2014 yılında çeşitli hastaneler, anjiyo işlemi sonucu C.Ü.'nün kalbine giden beş damarında yüzde 85-90 tıkanıklık olduğunu teşhis edip, "hayati tehlike" uyarısıyla "bypass" ameliyatı yapılmasını önerdi.
2016'da gittiği Profesör Doktor Canan Karatay ise, C.Ü.'nün şeker hastası olduğunu söyleyip yüksek tansiyonu için hafif dozda bir ilaç yazdı ve bol miktarda tuz tüketmesini tavsiye etti. Ayrıca hastanın durumunun cerrahi müdahaleyi gerektirmediğini söylediği belirtiliyor.
Üç yıl kadar tavsiyelere uyan hastanın 2019'da, böbreklerin ne denli iyi çalıştığını belirlemek için yapılan kreatinin değerinin kötüleştiği, tedaviye gittiği Canan Karatay'ın kendisine, bir böbrek hastalıkları uzmanına görünmesi gerektiği tavsiyesinde bulunduğu, "yapabileceği bir şeyinin kalmadığını" belirttiği iddia ediliyor. "Böbrek yetmezliği" tanısı konan hasta, devam eden süreçte böbreklerini kaybetti. Hasta böbrek nakli işlemiyle hayata tekrar tutundu fakat en son, 8 Kasım'da yemek borusu kanserinden tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
C.Ü. kendisine böbrek yetmezliği tanısı konulan aralıkta, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçede, Prof. Dr. Canan Karatay ve o dönem çalıştığı hastaneden şikayetçi oldu. Dilekçede, "Müvekkil aydınlatılmadan uygulanan sıra dışı tedavinin olası sonuçları hakkında bilgi vermeksizin yapılan hatalı ve kusurlu tedaviler nedeniyle" şüphelilerin cezalandırılması talep ediliyor.
Yüksek miktardaki tuz kullanımı, böbreklere geri dönüşü olmayan hasar veriyor. Karatay’ın "meslek icrasının yasaklanması" ve "yaralama ve görevi kötüye kullanma" suçlarından savcılıkça re'sen tespit edilecek suçlardan cezalandırılabilmesi için kamu davası açılması da istendi.
Kaynak: Euronews Türkçe







YORUMLAR