Mardin'de 1400 yıllık ampulla bulundu
Mardin'deki Dara Antik Kenti'nde Aziz Menas'ın figürü olan 1400 yıllık ampulla bulundu.
12 Ocak 2022 - 07:53
Mardin'deki Dara Antik Kenti’nde, üstünde Aziz Menas'ın figürü olan 1400 yıllık ampulla (Roma'da camdan veya pişmiş topraktan yapılan şişe) bulundu. O dönemlerde yaşayan hacılar ampullayı kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik malzemeleri taşımak için kullanıyordu.
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin'nin başkanlık ettiği Mardin'in Dara Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, 3’üncü yüzyılda Mısır'da doğan ve Diocletianus döneminde Hristiyan katliamları sonucu öldürülen Aziz Menas figürlü 1400 yıllık ampulla gün yüzüne çıkartıldı. Dara Antik Kenti'nde 2020'den bu yana kazı çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini dile getiren Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara'dan Mısır'a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı.” dedi.
Doç. Dr. Metin, Aziz Menas’ın hikayesinin de son derece önemli olduğunu belirtti. Metin, “Dara'da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var." diye konuştu. Metin sözlerine şu şekilde devam etti: "Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.".
"Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır." diyen Metin, "Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor. Elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır." dedi.
Metin, Aziz Menas'ın hikayesini ise şu sözlerle anlattı: "Azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz. Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi.".
Metin, "Bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor. Paha biçilmez bir eser.” dedi.
Kaynak: NTV
Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Metin'nin başkanlık ettiği Mardin'in Dara Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, 3’üncü yüzyılda Mısır'da doğan ve Diocletianus döneminde Hristiyan katliamları sonucu öldürülen Aziz Menas figürlü 1400 yıllık ampulla gün yüzüne çıkartıldı. Dara Antik Kenti'nde 2020'den bu yana kazı çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini dile getiren Doç. Dr. Hüseyin Metin, “1400 yıllık bu ampulla o dönemlerde yaşayan hacılar tarafından kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünleri taşımak için kullanılırdı. Böylece bu bulgu ile Dara'dan Mısır'a kutsal hac yolculuğu yapıldığı ortaya çıktı. Dara’dan Mısır’a gidenler dönüşte kokulu kutsal su veya yağ gibi kozmetik ürünlerini bu ampulla içinde muhafaza ediyorlardı.” dedi.
Doç. Dr. Metin, Aziz Menas’ın hikayesinin de son derece önemli olduğunu belirtti. Metin, “Dara'da kazılarda bulduğumuz bu eser en iyi buluntularından bir tanesi. Buluntunun aynı zamanda bir hikayesi var." diye konuştu. Metin sözlerine şu şekilde devam etti: "Ampulla, antik dönemde kutsal merkezlerde hac vazifesini gören hacıların gittiği yerlerden kendi memleketlerine götürdüğü bir nevi günümüzün koku kaplarıyla benzer bir özellik taşıyor. Ortada bir aziz figürü var. İki yanında diz çökmüş develer ve en üstünde haç motifleri yer almaktadır.".
"Bu ampullalar oldukça standart formlara sahiptir. Birçok kazı buluntusu çıkan yerlerde birebir benzer örnekleri vardır." diyen Metin, "Bunların Afrika, Anadolu, Avrupa ve Suriye’nin bazı kesimlerinde örnekleri vardır. Batı Anadolu’da bulunan örnekler oldukça standarttır ve Batı Anadolu ampullaları olarak adlandırılıyor. Elimizde gördüğümüz formlardan oldukça farklıdır." dedi.
Metin, Aziz Menas'ın hikayesini ise şu sözlerle anlattı: "Azizin 3’üncü yüzyılın sonlarında Diocletianus döneminde Frigya Bölgesi’nde bir asker olarak bulunduğunu biliyoruz. Ancak aziz, Hristiyan olduktan sonra ve Diocletianus Hristiyanlara yapmış olduğu zulümden dolayı askerden ayrılmış ve inzivaya çekilmiştir. Tabii bunu haber alan imparator kendisini öldürmüş. Böylelikle müritleri tarafından daha sonraki dönemde naaşı alınarak İskenderiye’de Ebu Mena bölgesinde gömüldüğünü biliyoruz. Buraya giden hacılar Ebu Aziz Menas’ı ziyaret ederek hac vazifesini gördüğü anlamına geliyor ve geldikleri yerlerde de bu tip malzemeleri içerisinde kutsal su, yağ veya koku gibi kozmetik ürünleri getirirlerdi.".
Metin, "Bu buluntu daha önce burada çıkmamıştı. Dolayısıyla da Dara’da 6’ncı yüzyılda Hristiyan nüfusu yoğun olarak yaşamış. İskenderiye’deki Ebu Mena’ya hac vazifesini görmek için giden sivillerin olduğunu bu malzemeyle tespit etmiş olduk. Ampullayı yapmış olduğumuz bilimsel çalışmalar neticesinde bunun 1400 yıllık olduğunu belirledik. Birinci sınıf kalıptan çıkma bir malzeme ve üstünde hala bunu yapan ustanın parmak izleri duruyor. Paha biçilmez bir eser.” dedi.
Kaynak: NTV







YORUMLAR