Marmara için müsilaj uyarısı
Araştırma Görevlisi Dr. İsmail Burak Daban, hayvansal küçük deniz mikro canlıların ortamda bol bulunması nedeniyle denizanalarının son yıllarda çoğalıp, büyüdüklerine ve kirlilik baskısıyla birlikte müsilajın oluşmasına neden olduklarına dikkat çekti.
29 Aralık 2021 - 15:28
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi akademisyenleri tarafından "Marmara Denizi'nde Müsilajın Pelajik ve Bentik Balıkların Erken Yaşam Evreleri Üzerine Etkisi" projesi kapsamında yürütülen araştırmalarda aralık ayı çalışmaları tamamlandı. Zooplanktonları yiyerek büyüyen hamsi, çaça, sardalya ve istavrit gibi balıkların küçükken avlanmaları nedeniyle azaldığını belirten Araştırma Görevlisi Dr. İsmail Burak Daban, bunun neticesinde, hayvansal küçük deniz mikro canlıları olan zooplanktonların ortamda bol olması nedeniyle denizanalarının son yıllarda çoğalıp, büyüdüklerine ve kirlilik baskısıyla birlikte müsilajın oluşmasına neden olduklarına dikkat çekti.
Tamamlanan çalışmanın ilk bölümünde Marmara Denizi'nde yoğun denizanası patlaması görüldü. Yavru dip balıklarında problem görülmezken, suyun üstünde yaşayan yavru hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balıkların avlanma nedeniyle az miktarda olduğu belirlendi. Avlama, İşleme Teknolojisi Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. İsmail Burak Daban, balıkların üreme sisteminin müsilajdan nasıl etkilendiğini, balık yumurtalarının döllenip döllenmediğini ve yumurtaların açılıp larva olup olmadığını ve larvaların yavru balık haline gelip gelemediklerini araştırdıklarını ifade etti.
Dr. Daban, "Aralık ile mart ayları arasında Marmara Denizi'nde 32 noktada balık yumurta larva araştırması ve 12 noktada ığrıp örneklemesiyle dipteki yavru balıkların araştırmasını gerçekleştiriyoruz. Aralık ayının ilk çalışması tamamlandı. Marmara Denizi'nin tüm çevresindeki 12 istasyondaki gözlemlerimiz sonucunda dip balıklarının üremeyi başardığı ve yavru hale geldiğini görmekteyiz. Dolayısıyla müsilajdan çok fazla etkilenmediğini anlamaktayız. Ancak şu anda görülen tek sıkıntı suyun üstünde yaşayan yavru hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balıklarda. Genel olarak baktığımızda Marmara Denizi'nde aralık ayında yoğun bir denizanası patlaması görülüyor. Denizanası patlaması, aşırı üremesi ve zooplankton miktarının da çok az görülmesi sistemde sağlıksızlığı işaret etmektedir. Sistemde zooplankton miktarının az olması denizanası aşırı üremesi ve küçük pelecik balık yavrularının yani hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balık yavrularını az miktarda olması sistemde bir tehlikeye işarettir. Bu kesin müsilaj olacak anlamında gelmemektedir. Ancak denizanalarının aşırı üremesi ve ortamda zooplankton tüketecek balık yavrularının olmaması bir sonraki aşamada yoğun kirlilik yükü ile birlikte müsilajı ortaya çıkarabilir" dedi.
Daban, şöyle devam etti: "Bundan sonraki süreçte su sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte tekrar müsilaj oluşur mu bunu izleyeceğiz. Ancak oluşsa bile çok fazla miktarda balıkların erken yaşam evrelerine etki göstermediği ön görülmektedir. Proje bitiminde bütün örneklerimizi alıp, kaç tane türün dağılım gösterdiğini, bolluk ve çeşitliliklerinin ne olduğu ortaya çıkarıldıktan sonra müsilaj olmayan dönemlerle karşılaştırılıp, daha net bir sonuca varılacaktır."
Kaynak: Gazete Duvar
Tamamlanan çalışmanın ilk bölümünde Marmara Denizi'nde yoğun denizanası patlaması görüldü. Yavru dip balıklarında problem görülmezken, suyun üstünde yaşayan yavru hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balıkların avlanma nedeniyle az miktarda olduğu belirlendi. Avlama, İşleme Teknolojisi Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. İsmail Burak Daban, balıkların üreme sisteminin müsilajdan nasıl etkilendiğini, balık yumurtalarının döllenip döllenmediğini ve yumurtaların açılıp larva olup olmadığını ve larvaların yavru balık haline gelip gelemediklerini araştırdıklarını ifade etti.
Dr. Daban, "Aralık ile mart ayları arasında Marmara Denizi'nde 32 noktada balık yumurta larva araştırması ve 12 noktada ığrıp örneklemesiyle dipteki yavru balıkların araştırmasını gerçekleştiriyoruz. Aralık ayının ilk çalışması tamamlandı. Marmara Denizi'nin tüm çevresindeki 12 istasyondaki gözlemlerimiz sonucunda dip balıklarının üremeyi başardığı ve yavru hale geldiğini görmekteyiz. Dolayısıyla müsilajdan çok fazla etkilenmediğini anlamaktayız. Ancak şu anda görülen tek sıkıntı suyun üstünde yaşayan yavru hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balıklarda. Genel olarak baktığımızda Marmara Denizi'nde aralık ayında yoğun bir denizanası patlaması görülüyor. Denizanası patlaması, aşırı üremesi ve zooplankton miktarının da çok az görülmesi sistemde sağlıksızlığı işaret etmektedir. Sistemde zooplankton miktarının az olması denizanası aşırı üremesi ve küçük pelecik balık yavrularının yani hamsi, sardalya, çaça, istavrit gibi balık yavrularını az miktarda olması sistemde bir tehlikeye işarettir. Bu kesin müsilaj olacak anlamında gelmemektedir. Ancak denizanalarının aşırı üremesi ve ortamda zooplankton tüketecek balık yavrularının olmaması bir sonraki aşamada yoğun kirlilik yükü ile birlikte müsilajı ortaya çıkarabilir" dedi.
Daban, şöyle devam etti: "Bundan sonraki süreçte su sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte tekrar müsilaj oluşur mu bunu izleyeceğiz. Ancak oluşsa bile çok fazla miktarda balıkların erken yaşam evrelerine etki göstermediği ön görülmektedir. Proje bitiminde bütün örneklerimizi alıp, kaç tane türün dağılım gösterdiğini, bolluk ve çeşitliliklerinin ne olduğu ortaya çıkarıldıktan sonra müsilaj olmayan dönemlerle karşılaştırılıp, daha net bir sonuca varılacaktır."
Kaynak: Gazete Duvar






YORUMLAR