Şimşek: "Parasal sıkılaşma devam edecek"

Ekonomi programının iyi gittiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin risk priminin 700 seviyelerinden 300'e kadar indiğini, kur oynaklığının azaldığını söyledi.

Şimşek: "Parasal sıkılaşma devam edecek"
04 Ocak 2024 - 23:54

Şimşek, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) düzenlediği 2023 Yılı Değerlendirmesi ve 2024 Yılı Beklentileri toplantısına katıldı. Burada yaptığı konuşmada, ekonomi programının hedeflerinin fiyat istikrarı, mali disiplin ve cari açığı sürdürülebilir düzeye çekmek olduğunu belirten Şimşek, makro finansal risk oluşturmayacak cari açık rakamının %2,5 ve altı olduğunu ve bu seviyelerin sürdürülebilir olacağını ifade etti.

Şimşek, finansal istikrarı güçlü şekilde tesis edebilmek için rezerv birikiminin önemine işaret ederek, başarılı dezenflasyon programlarının en önemli çıktısının, o ülkelerin para birimlerinin reel olarak değer kazanması olduğunu dile getirdi. Cari açığı azaltmak için yapılacakları da anlatan Şimşek, sıkı para ve maliye politikasının iç talebi yumuşatacağını, tasarrufları artıracağını kaydetti. Şimşek, bir taraftan yeşil dönüşüm bir taraftan yerli üretimle enerjide dışa bağımlılığı azalttıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Mal ve hizmetlerde muazzam teşvikler getirmeye devam edeceğiz. Eğer ihracat yapmıyorsanız, lütfen ''2024 ve sonrasında ihracat yapacağız.'' diye planlama yapın. Çünkü biz sizi destekleyeceğiz. Doğru politikalar beraberinde portföy tercihlerini getirecek. Portföy tercihleri içeride ve dışarda TL lehine olacak. Şu ana kadar öyle gidiyor. Uluslararası yatırımların da öngörülebilirlik arttıkça yükseleceğine inanıyorum. Yurt dışı yerleşiklerin TL varlık tercihi burada önemli bir faktör. Cari açık neden önemli? Çünkü dış finansman ihtiyacında azaltmaya gidilecek, ülkenin dışarıdan daha makul maliyetlerle finansman bulmasının önünü açacak, dış borcu daha sürdürülebilir bir patikaya oturtacak. Makro finansal istikrara katkıda bulunacak. Genel anlamda istikrar ve öngörülebilirlik artmış olacak. Rezerv birikimi de Türkiye'nin kur oynaklığında azaltmayı, risk priminde düşüşü, finansal şoklara karşı korunaklı olmamızı ve yatırımcı güveninde artışı sağlayacak. Hiçbir hedefin gelişi güzel konulmadığını bilin. Rezerv birikiminde, cari açığı azaltmada ve enflasyonu kontrol altına almada mesafe katettik. İlk günden beri ''2024'ün ikinci yarısı'' dedik. Siz bugün tedbir alıyorsunuz, onun yansıması zaman alıyor. Çünkü bütün dünyada para politikası gecikmeli bir aktarım mekanizması üzerine çalışır. Bu enflasyon düşecek ama yılın ikinci yarısında yıllık bazda düşecek. Aylık bazda düşüşler zaten başladı.

Bu tamamen portföy tercihi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye'de para politikasındaki normalleşmeyle bu tercihin değişeceğine inanıyoruz. Dolayısıyla para ve maliye politikasındaki sıkılaşma ve altın talebinin ılımlı hale dönmesiyle cari açık azalacak. Biz program dönemi sonunda 2025'ten itibaren altın dahil cari açığın %2,5 civarı sürdürülebilir bir patikaya oturacağına inanıyoruz. Cari açığı sürdürülebilir bir düzeye çekip bir taraftan kamunun bir taraftan özel sektörün tasarruflarını artırmasını sağlayacak politikaları uygulayacağız.

Dolayısıyla sizin TL'nin geleceğine ilişkin tereddütlerinizi destekleyen bir trendde değiliz. Ne dezenflasyon programı ne rezerv birikimi ne cari açıktaki trend ne de para politikasındaki duruş sizi destekliyor. Şu andaki politika çerçevesinde bakarsanız sizin kurla ilişkili öngörülerinizi destekleyen hiçbir husus yok. Güçlü, sürdürülebilir ve yüksek büyüme ana hedefimiz. Bunu yapmak için iç talebi yumuşatıp dış talebi destekleyecek politikaları devreye alıp hepinizi ihracatçı yapmak istiyoruz. Sektörel ve coğrafi çeşitlendirme sizin için çok değerli, kırılganlığınızı azaltır. MÜSİAD yönetiminden istirhamım var, bütün üyelerine nasıl ihracatçı olacakları yönünde program hazırlasınlar, biz de destekleyelim. İç talep yavaşlayacak, programın çıktısı bu... İç talep ılımlıyken ve AB toparlanıyorken ihracatı önceliklendirelim.

Gelin hep birlikte yapısal dönüşümü başaralım. Sizi destekleyelim. Siz de bunu başarın. Yüksek sürdürülebilir büyüme istiyoruz. Sadece iç taleple büyümek doğru değil, net ihracatın büyümeye katkısını artırmak istiyoruz." dedi.



Kaynak: Dünya Gazetesi


YORUMLAR

  • 0 Yorum