Tosya pirincine maden darbesi: Pirinç yok olacak
Türkiye'nin 500 yıllık geçmişe sahip coğrafi işaretli Tosya pirincinin yetiştiği Devrez Vadisi, maden sondaj çalışmaları nedeniyle tehlike altında. Çeltik tarlaları ile arasında 10 metre bile olmayan sondaj çalışmalarının, bölgedeki yeraltı sularını zehirleyerek Tosya pirincinin ve ekosistemin yok edilmesine neden olacağı bildirildi.
09 Ocak 2026 - 23:41
Türkiye’nin en önemli tarım değerlerinden biri olan ve 500 yıllık bir geçmişe sahip coğrafi işaretli Tosya pirincinin yetiştiği Devrez Vadisi, madencilik faaliyetlerinin yarattığı tehdit altında. Kolin Holding bünyesindeki Hekimhan Madencilik tarafından bölgede başlatılan sondaj çalışmaları, yaşam savunucuları ve yöre halkının sert tepkisine neden oldu. Bölge sakinleri, madencilik faaliyetlerinin asırlık tarım kültürünü ve ekosistemi geri dönülemez şekilde tahrip edeceğini belirterek, "Tosya pirinci tarihe karışacak" uyarısında bulundu.
4. grup maden için dev alanda çalışma başlatıldı
Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Karaköy ve Ortalıca mahalleleri sınırları içerisinde yürütülen faaliyetlerin, 4. grup maden arama ruhsatı kapsamında yapıldığı öğrenildi. Nisan 2025 itibarıyla sahaya giren şirketin, 4 bin 275 metrekarelik bir alanda sondaj izni aldığı ve bu çalışmalar kapsamında bölgede yaklaşık 12 kilometrelik yeni yol açtığı belirtildi. Açılan yollar ve sondaj noktaları için ilk etapta yüze yakın ağacın kesildiği ifade edilirken, üretim aşamasına geçilmesi durumunda milyonlarca ağacın kesilme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
"Çeltik tarlasıyla arada 10 metre bile yok"
Bölgedeki tehlikeye dikkat çeken emekli öğretmen Emin Çelik, sondaj kuyularının tarım arazilerine olan mesafesinin durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Çelik, ilk sondaj kuyusunun köy mezarlığına yakın bir noktada ve çeltik tarlalarıyla arasında 10 metre mesafe dahi bırakılmadan açıldığını dile getirdi. 2028 yılına kadar sondaj izni bulunan projenin sadece Karaköy ile sınırlı kalmayıp; Ortalıca’dan Çorum’un Kargı ilçesine, Boyabat ve İskilip hattına kadar uzanan geniş bir havzayı kapsadığı belirtildi.
"Padişah Sofrası" ve eşsiz Sarıkılçık Pirinci tehdit altında
Devrez Vadisi boyunca uzanan çeltik tarlaları, halk arasında "padişah sofrası" olarak bilinen ve başka hiçbir yerde yetişmeyen "Sarıkılçık" pirincine ev sahipliği yapıyor. Bölge halkı, kışın karlı ormanlardan süzülen suların Devrez Çayı ile birleşerek bu havzayı beslediğini ve vadinin özgün toprak yapısının pirince has aroma ve kaliteyi verdiğini hatırlatıyor. Uzmanlar ve yerel halk, madencilik faaliyetlerinin yaratacağı etkileri şu şekilde özetliyor:
Kaynak: Karar
4. grup maden için dev alanda çalışma başlatıldı
Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Karaköy ve Ortalıca mahalleleri sınırları içerisinde yürütülen faaliyetlerin, 4. grup maden arama ruhsatı kapsamında yapıldığı öğrenildi. Nisan 2025 itibarıyla sahaya giren şirketin, 4 bin 275 metrekarelik bir alanda sondaj izni aldığı ve bu çalışmalar kapsamında bölgede yaklaşık 12 kilometrelik yeni yol açtığı belirtildi. Açılan yollar ve sondaj noktaları için ilk etapta yüze yakın ağacın kesildiği ifade edilirken, üretim aşamasına geçilmesi durumunda milyonlarca ağacın kesilme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
"Çeltik tarlasıyla arada 10 metre bile yok"
Bölgedeki tehlikeye dikkat çeken emekli öğretmen Emin Çelik, sondaj kuyularının tarım arazilerine olan mesafesinin durumun ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti. Çelik, ilk sondaj kuyusunun köy mezarlığına yakın bir noktada ve çeltik tarlalarıyla arasında 10 metre mesafe dahi bırakılmadan açıldığını dile getirdi. 2028 yılına kadar sondaj izni bulunan projenin sadece Karaköy ile sınırlı kalmayıp; Ortalıca’dan Çorum’un Kargı ilçesine, Boyabat ve İskilip hattına kadar uzanan geniş bir havzayı kapsadığı belirtildi.
"Padişah Sofrası" ve eşsiz Sarıkılçık Pirinci tehdit altında
Devrez Vadisi boyunca uzanan çeltik tarlaları, halk arasında "padişah sofrası" olarak bilinen ve başka hiçbir yerde yetişmeyen "Sarıkılçık" pirincine ev sahipliği yapıyor. Bölge halkı, kışın karlı ormanlardan süzülen suların Devrez Çayı ile birleşerek bu havzayı beslediğini ve vadinin özgün toprak yapısının pirince has aroma ve kaliteyi verdiğini hatırlatıyor. Uzmanlar ve yerel halk, madencilik faaliyetlerinin yaratacağı etkileri şu şekilde özetliyor:
- Sondaj ve üretim aşamasında yeraltı su kaynaklarının kirlenmesi, köylerin içme suyunun zehirlenmesine yol açabilir.
- Kızılırmak’ın önemli kollarından biri olan Devrez Çayı’na karışacak zehirli maddeler, havza boyunca tarımı imkansız hale getirebilir.
- 4. grup ruhsatın altın çıkarımını da kapsaması nedeniyle, olası bir siyanür kullanımının hayvancılık ve tarımı tamamen bitireceği endişesi yaşanıyor.
- Bölge halkı, tüm bu çalışmaların Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu alınmadan yürütüldüğünü iddia ediyor.
Kaynak: Karar









YORUMLAR