Troya kazılarında 3 bin 500 yıllık ok ucu bulundu

Troya Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, 3.500 yıllık ok ucu ve oyun amaçlı kullanılan aşık kemiği bulundu. Kazı heyeti başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu buluntuların antik dönemin günlük yaşamına dair yeni bilgiler sağlayabileceğini ve özellikle saray yapısı içindeki mekanlarda yer aldığını belirtti.

Troya kazılarında 3 bin 500 yıllık ok ucu bulundu
06 Eylül 2024 - 23:41

Çanakkale’nin simgesi Troya Antik Kenti'nde yapılan kazılarda, 3 bin 500 yıllık ok ucu ve aşık kemiği bulundu. Uzmanlar, bu buluntuların antik dönemin günlük yaşamına dair bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarabileceğini belirtiyor.

Troya'daki kazı çalışmaları 12 aydır devam ediyor. Kazı heyeti başkanı ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu yıl "Son Tunç Çağı kalesi" olarak adlandırdıkları prehistorik höyükte farklı alanlarda kazılar gerçekleştirdiklerini ifade etti.



Prof. Dr. Aslan, kemikten yapılmış iki ok ucunun iyi korunmuş durumda olduğunu ve bunların hem avcılık hem de savaş amaçlı kullanıldığını belirtti. Ayrıca, deri işlemede kullanılan bızlar ve Troya'da nadir görülen aşık kemiği gibi buluntuların da gün yüzüne çıkarıldığını söyledi. Aslan, bu buluntuların aynı mekanın içinde bulunduğunu ve bu durumun kendilerini şaşırttığını ve sevindirdiğini belirtti.

Aşık kemiğinin Neolitik dönemden itibaren oyun amaçlı kullanıldığını bildiklerini ifade eden Aslan, Troya'da karşılaştıkları bu örneğin çok net olduğunu ve adeta zar oyunu gibi kullanıldığını ekledi. Aslan, bu aşık kemiğinin, at ya da büyükbaş hayvanların kemiklerinin yüzeylerinin düzeltilmesiyle elde edildiğini ve bu tür buluntuların son 10 yılda yapılan kazılarda ortaya çıkan ilk ve tek örnek olduğunu vurguladı.



Şu anda kazı yapılan alanda, "Troya 6" ve "Troya 7" olarak tanımlanan, MÖ 1500-1600 yıllarında başlayıp MÖ 1200'lere kadar devam eden savunma duvarları ve saray yapılarının incelendiğini belirten Prof. Dr. Aslan, bu yapıların Homeros Troyası ile ilişkilerini ve kronolojik sıralamalarını daha iyi anlamayı hedeflediklerini söyledi. Aslan ayrıca, bu buluntuların özellikle saray yapısının iç duvarındaki mekanlara ait olduğunu ve yönetici sınıfın yaşam alanlarında bulunduğunu belirtti.

Aslan, 1893-1894 yıllarında keşfedilen ve 1930'larda Carl Blegen tarafından açığa çıkarılan "6 M Sarayı" olarak adlandırılan büyük saray yapısının önündeki dolgu tabakası üzerinde çalıştıklarını da ekledi. Bu çalışmalarla, saray yapısı ile çevresindeki savunma duvarları arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamayı amaçladıklarını vurguladı.

Kaynak: Karar


YORUMLAR

  • 0 Yorum