Türk-İş: "Açlık sınırı 35 bin TL'yi aştı"
Türk-İş'in Haziran ayı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı aylık bazda 584 TL artarak 35 bin 758 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 116 bin 478 TL'ye yükseldi.
30 Haziran 2026 - 21:56
TÜRK-İŞ Konfederasyonu, Haziran 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı, yani açlık sınırı 35.758,88 liraya yükseldi.
Gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi diğer zorunlu harcamaların toplam tutarını ifade eden yoksulluk sınırı ise 116.478,40 liraya çıktı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 46.248,50 lira olarak hesaplandı.
TÜRK-İŞ verilerine göre, açlık sınırı geçen yılın haziran ayında 26.115,18 lira, bu yılın mayıs ayında ise 35.174,85 lira düzeyindeydi. Yoksulluk sınırı aynı dönemlerde sırasıyla 85.065,75 lira ve 114.576,10 lira olarak kaydedilmişti.
TÜRK-İŞ açıklamasında, haziran ayında marketlerde temel gıda ürünlerinin fiyatlarının önceki aylara göre daha sakin bir seyir izlediği ve mutfak enflasyonundaki artış hızının yavaşladığı belirtildi. Ancak fiyatların eskisi kadar hızlı artmamasının vatandaşın mutfağını rahatlatmaya yetmediği vurgulanarak, sorunun artık yalnızca fiyatların ne kadar arttığı değil, fiyatların ulaştığı yüksek seviye olduğu ifade edildi.
Açıklamada, asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmamasının milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflattığı kaydedildi. Maaşlı çalışanların aynı gelirle her geçen ay daha az ürün alabilir hale geldiği, birçok ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtildi. Gıda fiyatlarındaki göreceli durgunluğa rağmen ücretlerin geçim koşullarının gerisinde kalması nedeniyle mutfaktaki sıkıntının sürdüğü aktarıldı. Çalışanların insanca yaşayabilecek bir gelir düzeyine ulaşabilmesi için ücretlerin hayat pahalılığı karşısında korunmasının büyük önem taşıdığı bildirildi.
Harcama gruplarına göre, fiyat hareketlerinde de farklılıklar görüldü. Süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği, önemli bir değişiklik tespit edilmediği belirtildi. Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagil grubunda ise ürün bazında farklılaşan bir tablo ortaya çıktı; geçen ay Kurban Bayramı etkisiyle artan dana eti fiyatlarının bu ay bir miktar gerilediği, buna karşılık kuzu eti fiyatlarında artış olduğu kaydedildi. Balık ve tavuk eti fiyatlarının büyük ölçüde aynı seviyesini koruduğu, son aylarda dalgalı seyreden yumurta fiyatlarında ise bu ay belirgin bir gerileme yaşandığı bildirildi. Bu gerilemede piyasadaki arz fazlalığı ile yaz döneminde talebin mevsimsel olarak azalmasının etkili olduğu değerlendirildi. Bakliyat ürünlerinde kuru fasulye ve kırmızı mercimek fiyatlarının bir miktar arttığı, nohut fiyatlarının değişmediği, yeşil mercimek fiyatlarında ise sınırlı düzeyde gerileme olduğu aktarıldı.
Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği belirtildi. Ekmek fiyatında değişiklik görülmezken, geçen ay artış gösteren makarna ve irmik fiyatlarının bu ay sabit kaldığı, pirinç, un ve bulgur fiyatlarında da önemli bir değişiklik olmadığı kaydedildi.
TÜRK-İŞ açıklamasında, haziran ayında marketlerde temel gıda ürünlerinin fiyatlarının önceki aylara göre daha sakin bir seyir izlediği ve mutfak enflasyonundaki artış hızının yavaşladığı belirtildi. Ancak fiyatların eskisi kadar hızlı artmamasının vatandaşın mutfağını rahatlatmaya yetmediği vurgulanarak, sorunun artık yalnızca fiyatların ne kadar arttığı değil, fiyatların ulaştığı yüksek seviye olduğu ifade edildi.
Açıklamada, asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmamasının milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflattığı kaydedildi. Maaşlı çalışanların aynı gelirle her geçen ay daha az ürün alabilir hale geldiği, birçok ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirtildi. Gıda fiyatlarındaki göreceli durgunluğa rağmen ücretlerin geçim koşullarının gerisinde kalması nedeniyle mutfaktaki sıkıntının sürdüğü aktarıldı. Çalışanların insanca yaşayabilecek bir gelir düzeyine ulaşabilmesi için ücretlerin hayat pahalılığı karşısında korunmasının büyük önem taşıdığı bildirildi.
Harcama gruplarına göre, fiyat hareketlerinde de farklılıklar görüldü. Süt, yoğurt ve peynir grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği, önemli bir değişiklik tespit edilmediği belirtildi. Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagil grubunda ise ürün bazında farklılaşan bir tablo ortaya çıktı; geçen ay Kurban Bayramı etkisiyle artan dana eti fiyatlarının bu ay bir miktar gerilediği, buna karşılık kuzu eti fiyatlarında artış olduğu kaydedildi. Balık ve tavuk eti fiyatlarının büyük ölçüde aynı seviyesini koruduğu, son aylarda dalgalı seyreden yumurta fiyatlarında ise bu ay belirgin bir gerileme yaşandığı bildirildi. Bu gerilemede piyasadaki arz fazlalığı ile yaz döneminde talebin mevsimsel olarak azalmasının etkili olduğu değerlendirildi. Bakliyat ürünlerinde kuru fasulye ve kırmızı mercimek fiyatlarının bir miktar arttığı, nohut fiyatlarının değişmediği, yeşil mercimek fiyatlarında ise sınırlı düzeyde gerileme olduğu aktarıldı.
Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik grubunda fiyatların genel olarak istikrarlı bir seyir izlediği belirtildi. Ekmek fiyatında değişiklik görülmezken, geçen ay artış gösteren makarna ve irmik fiyatlarının bu ay sabit kaldığı, pirinç, un ve bulgur fiyatlarında da önemli bir değişiklik olmadığı kaydedildi.
Temel yağ ürünleri grubunda tereyağı ve margarin fiyatlarında sınırlı düzeyde artış olduğu, zeytinyağı ve ayçiçek yağı fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmediği bildirildi. Yağlı tohum ürünlerinde bir miktar fiyat artışı gözlenirken, zeytin ürünlerinden yeşil zeytin fiyatında artış, siyah zeytin fiyatında ise çok sınırlı düzeyde artış yaşandığı aktarıldı.
Kaynak: Ekonomim
Kaynak: Ekonomim







YORUMLAR