Türk müşteriler korkuyla hareket ediyor
Tüm dünyada bilgisayar satışları %30 düşerken, Türkiye’de %35 arttı. ASUS Türkiye Ülke Müdürü Özge Güler: “Avrupa’da doğru zaman bekleyeyim mantığı varken, Türkiye’de beklersem daha pahalı alırım davranışı, satışları artırdı. Avrupa ve EMEA bölgesinin ilgisini çeken ülke, şu anda Türkiye.” dedi.
03 Temmuz 2023 - 06:07
ASUS Türkiye Ülke Müdürü Özge Güler, Türkiye’de ve dünyada yüksek enflasyon ortamının tüketici alışkanlıklarını etkilediğini söyledi. Sektörün büyüklüğünü, kur etkisini, tüketici davranışlarını enflasyon nedeniyle tüm dünyada bilgisayar pazarının 2022’de %30 düştüğüne işaret eden Güler: “Avrupa ülkeleri uzun yıllar sonra ilk defa çift haneli enflasyonla tanıştı. O nedenle bekleyip tepki gösteriyorlar. Türkiye’de böyle bir davranış tarzı yok. Avrupa’da satın almayı erteleyerek doğru zamanı bekleyeyim mantığı varken, Türkiye’de ‘ertelersem bu fiyatı da kaçıracağım’ diyerek hızlı hareket ediyor. Dolayısıyla globalde bilgisayar pazarı %30 düşerken, Türkiye’de %35 arttı. Tüm ülkelerin, Avrupa ve EMEA bölgesinin ve teknoloji firmalarının ilgisini çeken ülke şu anda Türkiye” diye konuştu.
İhtiyaca değil, fiyata göre hareket ediliyor
Tüketicilerin telefonda daha üst teknolojiye ulaşmaya çalıştığını, bunun bir statü göstergesi olarak da görüldüğüne işaret eden Güler: “Ancak PC’de (bilgisayar) bir tık daha ihtiyaçlarına göre hareket edebiliyorlar.” dedi. Bilgisayar satın alırken tüketicinin neye ihtiyacı olduğunu bilmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Güler: “Fiyata göre hareket edip, bazen en ucuz segmenti ya da bileşenleri alıp ondan maksimum performans beklemeleri problem olabiliyor. Yani alınan bir bilgisayar, belki sadece eş zamanlı bir video izlemelerine ya da bir Exel dosyası açmalarına imkân sağlayacakken, onlar çoklu kullanım ya da birçok programı açıp aynı performansı göstermesini bekliyorlar. O nedenle sürekli servise performans problemiyle gelebiliyorlar. Hâlbuki ödedikleri fiyata göre alabilecekleri en iyi performans o oluyor.” dedi.
Notebook pazarı 1 milyon 700 bin adette kapanır
Türkiye’de geçen yıl 1 milyon 650 bin notebook satışı gerçekleştiğini açıklayan Güler: “Bu yıl beklentimiz 1,5 milyon adetti ancak görünen o ki 1 milyon 650 binin üzerine çıkacak. İkinci yarıda kur asıl etkisini gösterecek. Benim tahminim yılı 1 milyon 700 bin adetle kapatacak gibi görünüyor, notebook ta.” diye konuştu.
Kur dalgalanması istemiyoruz
Türkiye’de bilgisayar anlamında toplum hazır ve almaya istekli olduğuna işaret eden Özge Güler, ancak teknolojinin kura bağlı bir sektör olduğunun altını çizdi. İthalatın %90 oranında dolar ve euro ile yapıldığına işaret eden Güler: “Tüketicinin alıma geçmesi için kurun stabil olması, sürekli yükselmemesi gerekiyor. O nedenle biz, daha stabil, daha hedeflerimize ulaşabileceğimiz bir yıl için ikinci yarıda kur dalgalanması istemiyoruz, olmamasını bekliyoruz.” diye konuştu.
Öğrencinin ilk bilgisayarında KDV olmasın
Teknoloji sektöründeki vergi yapısına işaret eden Özge Güler, bilgisayarda bu çok gelişmiş olmasa da bazı ürün gruplarında verginin %80’lere çıktığını anımsattı. Bilgisayarların eğitimde de önemli olduğunun altını çizen Güler: “Öğrencilerin eğitimde kullandıkları en önemli makinelerden biri bilgisayar. O nedenle şayet bir vergi değerlendirmesi ya da ek bir vergilendirme olacaksa PC, kesinlikle bunun dışında kalmalı. Toplum faydası için. Öğrencilerin bilgisayara erişimini kolaylaştırıcı önlemler alınmalı. Mesela öğrencinin ilk bilgisayarı olacaksa, KDV olmasın.” önerisinde bulundu.
Kaynak: Dünya Gazetesi
İhtiyaca değil, fiyata göre hareket ediliyor
Tüketicilerin telefonda daha üst teknolojiye ulaşmaya çalıştığını, bunun bir statü göstergesi olarak da görüldüğüne işaret eden Güler: “Ancak PC’de (bilgisayar) bir tık daha ihtiyaçlarına göre hareket edebiliyorlar.” dedi. Bilgisayar satın alırken tüketicinin neye ihtiyacı olduğunu bilmesinin önemli olduğuna vurgu yapan Güler: “Fiyata göre hareket edip, bazen en ucuz segmenti ya da bileşenleri alıp ondan maksimum performans beklemeleri problem olabiliyor. Yani alınan bir bilgisayar, belki sadece eş zamanlı bir video izlemelerine ya da bir Exel dosyası açmalarına imkân sağlayacakken, onlar çoklu kullanım ya da birçok programı açıp aynı performansı göstermesini bekliyorlar. O nedenle sürekli servise performans problemiyle gelebiliyorlar. Hâlbuki ödedikleri fiyata göre alabilecekleri en iyi performans o oluyor.” dedi.
Notebook pazarı 1 milyon 700 bin adette kapanır
Türkiye’de geçen yıl 1 milyon 650 bin notebook satışı gerçekleştiğini açıklayan Güler: “Bu yıl beklentimiz 1,5 milyon adetti ancak görünen o ki 1 milyon 650 binin üzerine çıkacak. İkinci yarıda kur asıl etkisini gösterecek. Benim tahminim yılı 1 milyon 700 bin adetle kapatacak gibi görünüyor, notebook ta.” diye konuştu.
Kur dalgalanması istemiyoruz
Türkiye’de bilgisayar anlamında toplum hazır ve almaya istekli olduğuna işaret eden Özge Güler, ancak teknolojinin kura bağlı bir sektör olduğunun altını çizdi. İthalatın %90 oranında dolar ve euro ile yapıldığına işaret eden Güler: “Tüketicinin alıma geçmesi için kurun stabil olması, sürekli yükselmemesi gerekiyor. O nedenle biz, daha stabil, daha hedeflerimize ulaşabileceğimiz bir yıl için ikinci yarıda kur dalgalanması istemiyoruz, olmamasını bekliyoruz.” diye konuştu.
Öğrencinin ilk bilgisayarında KDV olmasın
Teknoloji sektöründeki vergi yapısına işaret eden Özge Güler, bilgisayarda bu çok gelişmiş olmasa da bazı ürün gruplarında verginin %80’lere çıktığını anımsattı. Bilgisayarların eğitimde de önemli olduğunun altını çizen Güler: “Öğrencilerin eğitimde kullandıkları en önemli makinelerden biri bilgisayar. O nedenle şayet bir vergi değerlendirmesi ya da ek bir vergilendirme olacaksa PC, kesinlikle bunun dışında kalmalı. Toplum faydası için. Öğrencilerin bilgisayara erişimini kolaylaştırıcı önlemler alınmalı. Mesela öğrencinin ilk bilgisayarı olacaksa, KDV olmasın.” önerisinde bulundu.
Kaynak: Dünya Gazetesi







YORUMLAR