Nuri N. Dokuzoğlu

Nuri N. Dokuzoğlu


Atelofobi ve Just Do It

18 Kasım 2021 - 09:18

Atelofobi:
1- Mükemmel olmamaktan korkma.
2- Mükemmel olamamaktan korkma.

Fobileri bilirsiniz, hani şu hobi olmayanlar. Amigdala’nın himayesi, frontal korteksin azılı düşmanı fobiler. Onlardan birisidir “atelofobi”.

Fobi, bildiğimiz kadarıyla Fransızca bir kelime. “Phobie”, patolojik korku şeklinde tanımlanıyor. Kelime, eski Yunancada da benzer bir anlam taşıyor. “Atel”, yetersiz, kusurlu, tam gelişmemiş anlamlarına geliyor. Kelime köküne maalesef ulaşamadım. Bazı tahminlerim var ama tahminden ibaret.

Her fobi gibi atelofobi de koskoca bir korku. Bir şeyi yapamama korkusu değil. Bir şeyi tam olarak, istenilen seviyede, mükemmel bir şekilde yapamama korkusu. İşim gereği bir insana bir şeyi yaptırma noktasında gayret sarf etmek zorundayım. Bir işi, görevi, fark ettirmek, yaptırmak ve onun başarısına vesile olmak diyebiliriz. Haliyle yapılmak istenen şey eğer ilk defa yapılıyorsa yapacak kişide hemen bir tedirginlik ve de korku baş gösteriyor. İlk başta “Nasıl yaparım?” sorusuyla başlayan bu süreç, ardından genel olarak yaptığını beğenmeme haliyle ya da en iyiye ulaşamama korkusuyla devam ediyor. Bu da süreci uzatıyor ve başarı oranını ya düşürüyor ya da başarısızlığa götürüyor.

Atelofobi neye sebep oluyor? Bir şeyi mükemmel yapma dürtüsü artık bir korkuya dönüşmüşse kişi bunu zihninde sürekli döndürerek yapmaya çalıştığı şeyi değil de bu fobisini geliştirmeye başlıyor. Bu korku yüzünden işler sarpa sarmaya başlıyor diyebiliriz. Ki, korku baş göstermişse orada hâkim olanın amigdala olduğu bilgisine sahibiz. Dolayısıyla bu durumdan beslenen de amigdala olduğuna göre korkunun dozu gitgide artacaktır.

İşin uzmanı olmadığım için atelofobi tedavisinde spesifik izahlar yapamam. Fakat vakıa ağır değilse bazı ufak müdahaleler ve çabalarla kişi kendini bu durumdan kurtarabilir. Bu fobiyi ilk öğrendiğimde aklıma meşhur bir markanın sloganı olan “Just Do It” geldi. “Sadece yap.” Bir sözde “Çıraklığını yapmadığın işin ustası olamazsın.” denir. Evvela, bir şeyi tam yapmak için önce o şeyi çok kötü yapabiliriz. Biraz daha yaparız, kötü olur. Daha sonra gayret gösterirsek belki idare eder, yapmaya devam edersek idare eder. Hala gayret varsa ve çalışıyorsak, bir müddet sonra olur, sonra güzel olur ve sonunda çok güzel olur. Bu çok güzel kısmına kadarki bölüm işin çıraklık kısmıydı. Eğer “sadece yapılırsa” sonunda ehil olunup yapılan iş de mükemmel olacaktır. Bu, izahı kolay, yapması yerine, kişiye göre zorluk derecesi değişkenlik gösteren bir yöntem. Ama mümkün, pekâlâ mümkün.

Nuri N. DOKUZOĞLU 04.11.2019 (Proje 99)

YORUMLAR

  • 0 Yorum